invert kek/ sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster
invert kek/ sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster

8 Eylül 2008 Pazartesi

İNVERT ŞEKER NEDİR? İNVERT ŞURUP NASIL YAPILIR

Litvanya Tarım Enstitüsü (Instituto Aleja 1, Akademija, 58344 Kedainiai distr.),

Arıcılık Bölümü Yayınları’ ndan (Vol. 50 No. 1 2006) çevrilmiştir.

HMF

KIŞ ÖNCESİNDE ARI BESLEMESİNDE KULLANILAN ŞURUPLARIN KALİTESİ VE ARILARIN KIŞLATILMASINA UYGUNLUKLARI

Özet

Farklı invert şurupların nitelikleri değerlendirilmiştir: bioinvert, apiinvert, HI, GF56, gf85, gf56+gf85 ve Pchelit. Bioinvert, Apiinvert ve HI şuruplarının niteliklerindeki farklılıklar, arıların kuluçkalığa bal depolamasından sonra, yaz mevsimi içerisinde, İZOLATÖRLERDE yürütülen deneyler ışığında belirlenmişlerdir. Deneylerimizin sonuçları doğrultusunda arıların şurupları saflaştırdığı bulgusuna ulaşılmıştır. 1999 yılından Apiinvert A, Bioinvert A ve 2001 yılından HI şeker şurupları sırasıyla 85.9, 32.7 ve 1.43 mg/kg HMF içermekte idiler. HMF miktarları arılar şurupları işleyip peteklere depoladıklarında düşüş gösterdi. Bioinvert B, Apiinvert B ve HI şuruplarındaki HMF miktarı sırasıyla 16.1, 2.64 ve 0 mg/kg değerlerine ulaşmıştır. Arıların kışlatılmasında kullanılan GF85, GF56, GF85+GF56 şuruplarındaki HMF miktarı 5.8, 48.0, 27.7 mg/kg idi. Pchelit çeşidinde HMF buluntusuna rastlanmadı.

Arılar tarafından toplanıp kuluçkalıkta depolanan besin, beslenen besin ile kıyaslandığında daha fazla aktif biyolojik bileşen içerdiği görülmüştür. 1999 ve 2000 yılından Bioinvert-B ile 1999 yılından Apiinvert A ürünlerinde Diastas aktivitesi görülmemiştir. Bu bileşen Bioinvert B ürününde 3.88 ve 6.07 Goethe birimi, Apiinvert B ürününde 6.69 Goethe birimi görülmektedir. 2000 ve 2001 yıllarından şuruplarda S (A) sakaroz miktarı 47% ve 47.8% idi. Arı salgısında bulunan invertas etkisi sebebi ile, şuruplar S (B) yalnızca 11.6 ve 6.75 % sakaroz içermektedirler. 1999 ve 2000 yıllarından Bioinvert A daki düşük invertas aktivitesi 2.18 ve 16.9 IU olarak belirlenmiştir fakat bu enzimin aktivitesi şuruplar arılar tarafından işlendiğinde artış göstermiştir -1999 yılından Bioinvert B de 64.6 ve 53.6 IU ve Apiinvert B de 41.9 UI ya ulaşmıştır.

GF56, GF85, GF 56+GF85 ve Pchelit şeker şurupları arıların kışlatılmasında besleme için kullanılmıştır. GF56 ile beslenen arılarda en yüksek besin tüketim değeri petek başına 1.9 kg olarak saptanmıştır fakat bu koloniler daha az yavru yetiştirmişlerdir. Baharda peteğin bazı hücrelerinde GF56 nın kristalleştiği gözlemlenmiştir. Bu şurup ile beslenen kolonilerin ağustosta 5 olarak tahmin edilen güçleri baharda 4.5 olmuştur; koloniler hafif biçimde zayıflamışlardır. Arı kolonileri için en iyi kışlatma şurubu Pchelit ve GF56+GF85 olmuştur. Tüm koloniler kışı çıkmışlardır.

Giriş

Bal akışı boyunca arılar kendilerin besin bulur ve kış için gerekli besin stokunu hazırlarlar. Kolza balı yüksek glikoz konsantrasyonu sebebiyle kışlatma için uygun değildir –fruktoz/glikoz oranı 0.86-1.0 arasındadır, ve bu peteklerde kristalleşmeye yol açar.

Yaprak bitlerinin bıraktığı çiğden oluşan balda melezitos miktarı 8.0-12.0 % veya daha fazla olduğunda bu tür bal petekte kristalleşir. Kış süresince arılar bu tür balı tüketemezler çünkü kristalleri çözecek sudan yoksundurlar ve sonuç olarak susuzluktan ölürler. Ağustosta bal hasadından sonra, kovanlardaki besin stoku şeker şurupları ile takviye edilir. Şeker şurubunu petekleri nakil ediyorken arılar şuruptaki sakarozu glikoz ve früktoza ayırırlar, bu işlem için kendi biyolojik kaynaklarını ve beslenen şurubun 23% si kadarını kullanırlar. Bu arıları yorar ve kışa yorgun girerler. Şurubun işlenmesinden kaynaklanan arı yorgunluğunun önüne geçmek için arıları hazırlanmış besinler ile –örneğin invert edilmiş şeker şurubu ile- desteklemek faydalı olacaktır. İnvert edilmiş şeker sakaroz glikoz ve früktoza ayrılır, dolayısıyla bu tür ürünlerin kullanılması arıları daha az yoracaktır. Araştırmacı Jachimowicz’ in görüşü farklıdır; arılar hipo faringeal bezleri salgılarını, aynen rafine şekerden (sakaroz) yapılmış şurubun transferindekine benzer şekilde invert şurubun peteklere aktarılması işleminde tüketmeleri gerektiğini vurgulamakta.

Rafine şeker ve pancar şekerlerinden elde şuruplar arıların beslenmeleri için uygunlardır. Rafine olmayan şekerlerdeki kirlilikler arılar için zararlıdır. Bal ile kıyaslandığında kış öncesi arıların beslenmesinde rafine şeker şuruplarının daha uygun olduğu fikri öne sürülmektedir. Alman Südzucker firması yüksek nitelikte invert şeker şurupları üretmektedir, bünyesinde 72.7% şeker ve 27.3% su barındırmaktadır. Şeker bileşimi ise 30.0% sakaroz, 31.0% glikoz, 39.0% früktozdan oluşmaktadır.

Daha az işçilik gerektirdiği için arıcıların invert şeker şurubu kullanmaları uygundur. Bazı araştırmacılar invert şeker şurubunun besin arayan arılar için cazip olmadığını dolayısıyla invert şurup ile yağma sorunu olmayacağını bildirmekteler. Mısır nişastasından elde edilen invert şurubun başta nişasta olmak üzere sindirilmemiş/parçalanmamış polysakkaridler içermesi sebebiyle arılar için zararlı olduğu belirtilmiştir. Düşük sakaroz fakat galaktose, arabinose, xylose, mannose, raffinose ve lactose içeren şeker şurupları arıların beslenmesinde uygun değillerdir. En yüksek kaliteli şurup sakarozun parçalanması için invertaz enziminin kullanımı ile elde edilir. Balda bulunan bu enzim sakarozu glikoz ve früktoza ayrıştırır. Dolayısıyla doğal bal kullanımı ile invert şurup yapmak mümkündür. Rybnoje deki Rus Arıcılık Enstitüsü aşağıdaki formülü kullanmaktadır:

72.5 kg şeker, 7.5 kg bal, 20 litre su ve 24 gram konsantre asetik asit (saf). 34-36 santigratta sakarozun ayrışması 5-6 gün sürmektedir. Ticari olarak üretilen invertaz aktivitesi ile kıyaslandığında, farklı tür ballardaki invertaz aktivitesi çeşitlilik ve düşük değerler göstermektedir, dolayısıyla, bal ilavesi ile invert şeker üretimi vakit alıcıdır. Mayadan damıtılan saf invertaz enzimi sakarozu alt bileşenlerine ayırmak için kullanıldığında, zararlı maddeler kadar, mikrobiyolojik olarak temiz invert şeker içeriği bulunmayan arı hastalıklarına yol açabilecek ajanlar (patojenik mikroorganizmalar) elde edilir. Enzimatik maya ajanı Pchelit, Rusya’ da invert şeker şurubu üretimi için tavsiye edilmektedir. Bu ajan Rybnoje’ deki Arıcılık Enstitiüsü’ nde test edilmiştir. Üreticinin tamına bakılırsa Pchelit invert şurubu amino asitler, lipidler, B grubu vitaminler ve mikro elementler ile zenginleştirmektedir. Şeker şurubuyla beslenen arılar ile kıyaslandığında, Pchelit ile invert edilmiş şeker şurubu ile beslenen kış arıları daha az polen (40%), ve şeker (20-30%) tükettiler.

Şeker şurubu organik asitler ile asitlendirilmelidir (citric, oxalic, acetic, lactic). En iyi kışlatma sonuçları, şeker şurubundaki şekerin kilosu başına 0.3 gram asetik asit eklendiğinde görülmüştür. Aside edilmiş şeker şurubu ile kışlatılmış arılardaki bahar dönemi Fekül/nişasta/tortu kütlesi, aside edilmemiş şeker şurubu ile beslenmemiş arılardakine kıyaslandığında daha azdır.

Eski bal ya da HMF bakımından zengin yeteri kadar invert edilmemiş şurup, ağustos arılarının beslenmesi için uygun değildir, söz konusu madde arılar için zehirlidir. Jachimovicz ve Sherbiny 1975’ de HMF’ nin arı ölümlerinden sorumlu olduğunu ortaya çıkarmıştır. Ticari olarak asit ile hidrolize edilmiş invert şeker şurubundaki 15mg/100g HMF miktarının arılar için ölümcül olduğunu bildirmekteler. 15mg/100g HMF içeriği olan şeker şurubu ile beslendiğinde, 20 gün içerisinde arıların ortalama 58% si ölmüştür. 3mg/100g ve 6mg/100g HMF miktarları arılar için zararsızdır. Sonuç olarak bir çok uzman, invert şeker şuruplarındaki HMF miktarının 2mg/100g değerini aşmaması gerektiğini savunmaktalar, ki bu değer bir çok balda görülmektedir. İnvert şeker şurubu yalnızca içerisindeki HMF miktarı kontrol edildikten sonra kullanılmalıdır.

Sakaroz organik asitler ile invert edildiğinde, mineral asitler ile invert işlemine nazaran daha az HMF oluşumuna rastlanır. Sakaroz invert işlemi için kullanılan 1%’ lik asit kullanımı sonucunda aşağıdaki miktarlarda HMF bileşeni üretmektedir (mg/100g şeker): laktik asit 64.1, sitrik asit 24.4, tartaric asit 56.8 ve çoğunlukla fosforik asit 112.1

Arıların kışlamasında kullanılacak besinlerde hazmı mümkün olmayan maddeler kış süresince arı bağırsaklarına aşırı yüklenmenin önüne geçmek için 0.1% oranını geçmemelidir. Besindeki HMF ve mineral maddeler aynen polisakkaritlerin varlığı gibi kış esnasında diyare ye yol açabilir.

Deneyin amaçları:

- arıların kışlaması için hazırlanan farklı besinlerin niteliklerini ölçmek;

- arıları beslemeden önce şurubun ve halihazırda peteklerde mevcut olanın niteliğini tahmin etmek (arılar tarafından peteklere aktarımından sonra).

- Bal arısı kolonilerinin kışlatılmasında çeşitli besinlerin etkilerini karşılaştırmak.

MALZEME VE YÖNTEMLER

Kış beslemeleri laboratuar ve arazi/saha deneyleri Litvanya Tarım Enstitüsü, Arıcılık Departmanı tarafından, 2000-2004 sürecinde yapılmıştır.

Kuluçkalık ve kış arılarının beslenmesinde kullanılan şeker şuruplarının vasıflarına ilişkin ayrıntılar Tablo 1’ de gösterilmiştir.

BAL İLE İNVERT ŞEKER ŞURUBU ÜRETİMİ (HI)

2 litre kaynayan suya 3 kg şeker ilave edildi ve çözünene kadar karıştırıldı. Şurubun ısısı 35 santigrata düştüğünde şuruba 0.38 kg bal ilave edilerek nihai karışım iyice çırpıldı. Şurup 5 gün boyunca 38-40 santigratta muhafaza edildi ve her gün iki defa karıştırıldı. 5 günün sonunda 1.2 g cytric asit ilave edildi. Şurup asit ilavesinden sonra 5 gün daha 38-40 santigratta muhafaza edilerek her gün iki defa karıştırıldı.

MAYA İLE İNVERT ŞEKER ŞURUBU ÜRETİMİ (PCHELİT)

İnvert şeker şurubu, 6 g Pchelit mayası eklenmiş 15 litre suda 15 kg şeker çözerek üretildi. Çözelti iyice karıştırıldı ve 48 saat boyunca 25-30 santigratta muhafaza edildi, ardından bir hafta içerisinde arı kolonilerine beslendi.

KULUÇKALIK DENEYİ

Bioinvert, Apiinvert ve Litvanya Ziraat Enstitüsü tarafınca üretilen şeker şurupları, kuluçkalık arılarının beslenmesinde uygunluklarını ve niteliklerini incelemek için laboratuarlarda incelenmişlerdir. 1999 yılı Bioinvert şurubunda yüksek miktarlarda HMF bulduğumuz için, testleri dış mekanlardaki izolatörlerin altlarına yerleştirilmiş kuluçkalıktaki invert şuruplar ile beslenmiş arılar üzerinde uygulama kararı aldık. 2000-2001 yazında bu şuruplar ile beslenmiş arıların durumlarını izledik ve kuluçkalık peteklerindeki stokları kontrol ettik.

Yavru üretimi üzerinde invert şurubun etkilerini tanımlamak amacı ile, üzerinde döllenmiş bir Karniyol kraliçe kuluçkalık petekleri ile arı kolonisinin izolatör çerçevesine beş günlüğüne aktarıldı ve yumurtlaması sağlandı. Ardından dölsüz kraliçeler ile 200 g genç arısı bulunan kuluçkalıklara bu yumurtalı petekler aktarıldı. Arılar yavru gözlerini kapadıktan sonra, yavrular 35 santigratın muhafaza edildiği bir termostata aktarıldılar.

KOVAN DENEYi

Arı kolonileri dadant tipi kovanlarda ormanda kışladılar. İşlem başına 6 arı kolonisi kullanıldı. Deneyler Kedaniniai bölgesinde beş farklı arılıkta gerçekleşirildi.

Arıların kış için beslenmesi üzerine deneyler 2000-2003 sürecinde gerçekleştirildiler. Aynı kraliçeden yetişmiş aynı yaşta kraçileri olan, aynı kuvvetteki karniyol arı kolonileri kullanıldı. Sandık başına kışlayan arıların çerçeve sayısı 7-8 civarında idi. Arılar Eylül 9 – 16 arasında iki üç günlü k aralıklar ile şeker şurubu Pchelit ile üç defa ve GF56, GF85, GF85+GF56 şurupları ile beslendiler. Ağustusta kovandaki bal arıların kışlık beslenmelerinden önce tartıldı. Kışlayacak arıların besinlerinin bir kısmı kalan bal ve diğer kısmı invert şeker şurubudur, şurup tahmini şurup miktarı koloninin çerçevesi başına 2.7 kg dir. Koloninin gücü yavrulu petek gözleri ve arı miktarı ile belirlenmiştir. Baharda ortam ısısı 15 santigrata yükseldiğinde her koloninin kuvveti tekrar gözden geçirildi. Yavru ve arı miktarı ölçüldü. Kovanda kalan besin tartıldı. Kış için yapılan besin stokundan baharda geri kalanların ölçümü sonucunda ortaya çıkan değerler ışında yeni bir tüketim miktarı tahmini yapıldı. Petek başına tüketilen besin miktarı tekrar hesaplandı. Besin stoğu bulunan petekler KERN marka elektronik cep terazisi ile tartıldı. Petekelrde arıların beslenmesinden sonra oluşan stoklar ölçümlere/tahlillere katılmadı. Arı kolonileri aşağıdaki şurupla ile beslendiler:

- S;

- GF56;

- Gf85;

- GF56+GF85;

- Pchelit.

LABORATUVAR DENEYLERİ

Kuluçkalıktan alınan stoklanmış besinin ve şeker şuruplarının niteliğinin değerlendirilmesinde kullandığımız yöntemler:

- parçalanan şeker ve sakaroz miktarı (Lane-Eynon/CODEX STAN 12 – 1981)

- HMF miktarı (Winkler /mineral madde miktarı – küllü bal kalıntılarının tartımı- nem miktarı- Wedmore)

- Diastaz aktivitesi (Schade)

- Test edilen numunenin pH değeri pH metre ile ölçüldü

- İnvertaz aktivitesi ( glukopiranoid (pNPG) invertaz aktivitesini belirlemekte kullanıldı)

- Elektrik iletkenliği (Vorwohl 1964)

- Şeker kompozisyonu (HPLC)

Laboratuar analizleri beş kez, şeker kompozisyonu bir kez tekrarlandı.

İstatistiki veri işleme için çeşitlilik analizi kullanıldı.

SONUÇLAR VE DEĞERLENDİRME

KULUÇKALIK DENEYİNDE ŞEKER ŞURUBU KALİTESİ SONUÇLARI

Deneyler bir arı organizmasının biyolojik filtre işlevi üstlendiğini gösterdi. Besindeki HMF miktarı arılar tarafından peteklere sotklanan balda düşüş gösterdi (Tablo 2). 1999 yılı Bioinvert A ve Apiinvert A daki HMF miktarı 85.9mg/kg ve 32.7 mg/kg idi. Bioinvert B de 16.1 mg/kg ve Apiinvert B de 2.64 mg/kg ye ulaştı. 2000 yılı Bioinvert A daha iyiydi –HMF buluntusuna rastlanmadı. HI şurubunda HMF küçük miktarlarda oluştu -1.43mg/kg. peteklerde depolanmış bulunan besin ile beslenen besinin kıyaslanması sonucunda yaygın şekilde peteklerde depolanmış besinlerde yüksek miktarlarda bioaktif bileşenlere rastlandı –diastaz ve invertaz enzimleri. Diastaz aktivitesine 1999 ve 2000 yılları Bioinvert A ile 1999 yılı Apiinvert A da rastlanmamıştır. Bu bileşen Bioinvert B de 3.88 ve 6.07 Goethe birimi, Apiinvert B de 6.69 Goethe birimi bulunmaktadır.


Yukarıdaki makale Litvanya tarım enstitüsü arıcılık bölümü tarafından yapilan bir çalışmadır. İngilizce olarak yayınlanmıştır. Tarafımızdan bire bir olarak Türkçeye çevrilmiştir.

Değerli arı dostları yukarıdaki metinden de anlaşılacağı üzere arıcılıkta invert şeker veya şurup çok önemlidir. Kış arılarının yetiştirilmesinde kesinlikle invert şurp kullanılması gerekir. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki invert şurup ile beslenmeyen koloniler kışa yorgun girip bahara zayıf çıkmakta. Yada kovan içindeki kristalize olan balı kışın arı su bulamadığı için bu baldan faydalanamayıp sönmektedir. Yani arıcılık için invert şurup olmaz ise olmazlardandır.


Diğer çok önemli bir hususta invert şeker veya şurup ile beslenen kolonilerde yağmacılığın hemen hemen hiç görülmediğidir.

Arılar yoruluyor dedik arılar neden yoruluyor?

Arılar bizim verdiğimiz çay şekerini yani sakkaroz'u kendi enzimlerini kullanarak glikoz'a ve fruktoz'a çevirirler. Ama bu işlemi yaparken büyük ölçüde yıpranırlar ve sonuçta ömürleri kısalır. İnvert şeker dediğimiz sakkarozun parçalanmış halidir. Yani sakkarozun glikoz ve fruktoza ayrılmış halidir de diyebiliriz. Aşağıda verilen balsız kek ve şurp tarifleri invert kek ve şurup tarifleridir.




PEKİ İNVERT ŞURUBU NASIL YAPACAĞIZ?


ARI YEMİ HAZIRLAMA (BALSIZ KEK İNVERT)

50 kg şeker 11 lt su 2 yemek kaşığı sitrik asit (limon tuzu) 117 dereceye kadar karıştırarak kaynat sitrik asidi ekle biraz daha kaynat 120 dereceyi kesinlikle geçmesin elle dokunacak kadar soğuyunca beyazlayana kadar mikserle çırp. Ocağın üzerinden alıncaya kadar karıştırmaya ara vermeden devam edilecek. Şurubun yanmasına ve kararmasına izin vermeyin

3 kg şekere tepeleme 1 çay kaşığı sitrik asit 66cl su.

ARI YEMİ HAZIRLAMA (BALSIZ KEK İNVERT)

2 fincan beyaz şeker yarım fincan su 1/8 çay kaşığı krem tartar içerikleri birleştirin ve ısıtın şeker eriyene kadar karıştırın 114 dereceye kadar kaynatın dokunulacak sıcaklığa kadar soğuyunca parlaklık oluşuncaya kadar mikserle çırpın ve kalıplar içerisine yada sığ tabaklara boşaltın. Ocağın üzerinden alıncaya kadar karıştırmaya ara vermeden devam edilecek. Şurubun yanmasına ve kararmasına izin vermeyin



İNVERT ŞEKER ŞURUBU HAZIRLAMA

BAL İLE İNVERT ŞEKER ŞURUBU ÜRETİMİ (HI)

2 litre kaynayan suya 3 kg şeker ilave edildi ve çözünene kadar karıştırıldı. Şurubun ısısı 35 santigrata düştüğünde şuruba 0.38 kg bal ilave edilerek nihai karışım iyice çırpıldı. Şurup 5 gün boyunca 38-40 santigratta muhafaza edildi ve her gün iki defa karıştırıldı. 5 günün sonunda 1.2 g cytric asit ilave edildi. Şurup asit ilavesinden sonra 5 gün daha 38-40 santigratta muhafaza edilerek her gün iki defa karıştırıldı.

MAYA İLE İNVERT ŞEKER ŞURUBU ÜRETİMİ (PCHELİT)

İnvert şeker şurubu, 6 g Pchelit mayası eklenmiş 15 litre suda 15 kg şeker çözerek üretildi. Çözelti iyice karıştırıldı ve 48 saat boyunca 25-30 santigratta muhafaza edildi, ardından bir hafta içerisinde arı kolonilerine beslendi.

KREM TARTAR İLE İNVERT ŞURUP HAZIRLAMA

4,5 lt su kaynatılacak kaynayan suya 3,5 kg şeker ilave edilecek. Karışım kaynayıncaya kadar ısıtılacak. Solusyon kaynarken devamlı karıştırılacak karıştırmayı bir an bile bırakmayın.Şekerin yanmasına ve kararmasına kesinlikle izin vermeyin. Solusyon kaynamaya başladığında 1.5 çay kaşığı krem tartar ilave edilecek ve 20 dakika kadar yine kısık ateşte 117 dereceyi geçmeden karıştırarak şekerin yanmasına ve kararmasına izin verilmeden kaynatılacak.

Krem tartar ile yapılan şurubu devamlı kullanıyorum.

28 Aralık 2008 Pazar

KRAL'DAN DAHA KRAL'CI OLMAK.......

SEVGİLİ DOSTLAR BİZ ARICILAR HEDEF KİTLEYİZ...

Sırtımızdan haksız kazanç sağlamak ve sömürmek isteyen çok kişi var.

Malzemecinin hedefiyiz,ilaççının hedefiyiz,kekçinin,şekercinin hedefiyiz,bal toptancısının hedefiyiz.

Yani herkes bizden birşeyler koparmak istiyor.

Yalnız şunu belirtmeden geçemiyeceğim doğru çalışan ve arıcılara yardımcı olmaya çalışan iş adamlarımıza ve esnafımıza kesinlikle bir sözümüz olamaz ve onların yardımı olmadan da arıcılığmızın gelişeceğini tahmin etmiyorum.

Yani sap ile samanı birbirinden ayırmalıyız.

Bazı arkadaşlarımız kimi ürünlerin belki ücret karşılığı belkide ücretsiz reklamını yapıyor.

Bundan daha doğal bir şey olamaz, bana göre olmasında da bir sakınca yok.

Ama.... ama...; bu ürünler tanıtılırken yanıltıcı bilgi veriliyorsa işte o zaman iş değişiyor.

Ürünü üreten firma ürünün içeriğini veriyor yani içinde ne olduğunu söylüyor.

Ama reklamını yapan şahıslar farklı şey söylüyor söyledikleri firma ile örtüşmüyor.

Mesela bir firma arı için ürettiği invert şurupta düşük oranda HMF olduğunu belirtmiş.

Ama sen şimdi kalkıpta işte şöyle şurup böyle şurup bunda HMF yok senin ürettiğinde HMF var dedin mi iş değişiyor.

Yapılan bir arştırma göstermiştir ki; 15mg/100gr HMF içeriği olan şurupla bir koloni beslendiğinde 20 gün içerisinde arıların %58 inin öldüğü gözlenmiştir.(bu bilgi aşağıda invert şurup nedir nasıl yapılır başlık altında mevcuttur.Bu bilginin bu blogtan alınıp başka yerden alınmış gibi gösterilmesini de bilgi paylaşılmalıdır diyerek olumlu karşıladık yedik zannedilmesin)

Eğer öyle birşey olmuş olsa bende ve bu işlemi yapıpta kullananlarda arı kalmazdı.

Yahu bu evde yapılan şurup ve keki bütün dünya kullanıyor.

Fazla uzağa gitmeye de gerek yok Yunan arıcıların hemen hepsi kullanıyor.

Fondan şekeri arı yemi diye satılan mamülü yabancı arıcılar yıllardır kullanıyormuş ta bizim haberimiz yokmuş.

Bizim tartarik asit ile yaptığımız kekin aynısı hiç bir farkı yok.

Yıllarca uyumuşuz ve uyutulmuşuz.

1 lira 66 kuruşa kendim imal edeceğim arı yemine niye 4-5 lira vereyim akıl karı mı yani.

Satılan invert şurubun lt sini 2 lira 70 kuruş veya 3 lira gibi telaffuz ediyor kullanan arkadaşlar.

1lt şurubun içindeki kuru madde oranı yani şeker 720 gr.

Yani 720gr şeker = 1 lt şurup = 3 ytl ye satın alıyoruz

Şayet kendimiz yaparsak şekerin kg 2 ytl olduğunu farz edersek 720 gr şeker = 1.44 krş

yani 1 lt şurup bize 1.44 krş a mal olur.

Balsız olarak yaptığımız arı yeminde de durum aynı 10 kg şekerden yapılan katı arı yemi 12 kg oluyor.

Yani 1kg katı arı yemi biz yaparsak = 1.66 krş.

Hesap meydanda isteyen hazır alır isteyen kendi yapar.

Yalnız burada dikkat edilecek bir husus ister invert olsun ister olmasın şurupta ve kekte kullanacağımız şekerin temiz olması pancar veya şeker kamışından üretilmiş olmasına dikkat etmeliyiz.

Çıkma şeker tabir edilen atık şekeri kesinlikle kullanmamalıyız.

Çünkü bu şekerlerin içinde makine yağı ve bir sürü artık madde olabilir bu da arı ölümlerine yol açabilir.

İnvert şurup veya kek yaparken verilen ölçülere, ısı sınırına ve zamana uyulduğunda kesinlikle bir problem olmaz.

Avrupada satılan kek ve şurup fiatları 1 euro veya biraz altında biz daha zengin değiliz onlardan.

Hazır yemlerin fiatları çok fazla kg ve lt fiatlarını 2 ytl nin altına çekmeleri lazım.

Evet sevgili arkadaşlar işte bu sebeblerden dolayı bunlar açıklandıkça işine gelmeyen çıkarcılarda tabii ki tuuu kaka diyeceklerdir.

Onun için bu tür ürün reklamlarını yapan arkadaşlar KRAL'DAN DAHA KRAL'CI OLMASIN....

26 Aralık 2008 Cuma

MAYMUN GÖZÜNÜ AÇTI

Beyefendi buyurmuşlar; O muteber şahsa iletmenizde fayda var......... diye başlamış ve altını da o çok değerli bilgileri ile donatmış.

Bir çok arkadaş şimdi bu da ne oluyor diyebilir. Konu invert şurup ve invert kek, yani invert şeker.
Beni ve bir arkadaşımızı da yarım doktor ilan etmiş. Buyurmuşlar; invert şeker evde imal edilemez ve arıları öldürür. Evet çok doğru bir söz aslında evde imal edilirse mutfağı kirletmek ve hanımdan laf işitmek var ucunda onun için en iyisi bu işi bir piknik tüp ile arılıkta yapmak.

Aslında bu işe karşı çıkmakla arıcılık adına bir çok meşakkate katlanıp bu işi araştıran ve biz arıcıların hizmetine sunan üniversitelerin çok değerli araştırma sonuçlarına karşı çıktığının bile farkında değil.

Kendilerine yorum yazdım eğer bu konuyu çok iyi biliyorsanız lütfen biz cahilleri aydınlatın HMF nedir yenilir mi içilir mi,arı denen bu mahlukata HMF nin ne kadarı zararlıdır,ne kadarı faydalıdır. Eğer yazarlarsa bilgileniriz.

Ve bizi bilgilendirirkende kendisinden bu konuda araştırma yapmış (avrupadaki üniversitelerin araştırmalarını kastediyorum bizim üniversiteler zaten onları kaynak gösteriyor) üniversitelerin çalışmalarını göstermesini rica ediyorum..... Böyle bir meziyetiniz varsa bu konuda lütfen bizi bilgilendirin. Bu doğrudur diyebilmeniz için kaynak göstermeniz gerekiyor.

Şimdi içime bir şüphe düştü işte acaba birinin tekerine çomak mı soktuk?

Maymun gözünü açtı artık bundan sonra kimse bizi yanlış yönlendiremeyecek!!!!!!!!



Bunlar da invert şurup ile beslenip petek ören arılar. Galiba bunlar ölmüş,belkide biz yanlış görüyoruz.....

6 Ağustos 2009 Perşembe

KIŞ ARILARININ ÖNEMİ VE YETİŞTİRİLMESİ

Selam; Konuyu tabiki biliyoruz fakat tekrarın bir zararı olmaz diyerek ve eksiklerimizi gidermek maksadı ile bir daha gözden geçirsek zannedersem zararı olmaz.

Maalum...

Bu yıl ile geçtiğimiz yılı kıyaslarsak, bu yıl geçtiğimiz yıla göre çok olmamakla beraber biraz daha verimsiz olduğunu söyleyebiliriz galiba.

Aslında bana göre 2008 ile 2009 arasında çok büyük bir fark olmadı.

Bunu şöyle açıklayabilirim; daha önceki yılllarda, büyük bal akışının sürdüğü dönemler, daha uzun süreli oldu.

Bu yıl bu süre büyük bal akışının sürdüğü dönemde yağışların fazla olması sebebi ile ayçiçeğindeki nektar yağmur nedeni ile yıkandı ve arı, nektarı uzun süreli olarak alamadı.

Benim bulunduğum yerde nektar akımı 1 hafta süre ile kesintisiz olarak geldi ve bitti.

Bu bir hafta süre içinde kuvvetli koloniler yapacağını yaptı, 1 ilaveyi 3-4 gün içinde doldurdu.

Kuvvetli kolonilere göre biraz daha zayıf olan koloniler, süre kısa olduğu için, hali ile daha az nektar topladı veya hiç toplayamadı.

Ama, nektar gelişi 20 gün sürse idi bu koloniler de bal yapacaktı.

Benim bu yıl ki bal ortalamam , koloni başına 1 teneke oldu.

Geçtiğimiz yıllar ile kıyasladığımda yarım teneke daha az.

Allah bin bereket versin kesinlikle şikayetim yok.

Bunlar niye yazdım?

Bunları yazma sebebim bir kıyaslama yapmak, hatalarımızı tespit etmek için.

Peki kıyaslamayı nasıl yapacağım?

Tabiki bana en yakın arılıktaki arıcı arkadaşlarım ile kıyaslama yapacağım.

Benim arılarım bu yıl yaklaşık olarak 2 km mesafeden nektar taşıdılar.

Yani mesafe bayağı uzak.

Bana en yakın arıcı da arılarını ayçiçek bölgesinin tam ortasına taşıdı.

Aramızdaki mesafe arılar taşındıktan sonra yaklaşık 3-4 km oldu.

Arkadaşın arıları 50 mt ye çalıştı benim arılarım da 2 km ye çalıştı.

O bu kadar avantajlı iken, hasatta her şey belli oldu.

O dört koloniden 1 teneke bal aldı, ben koloni başına 1 teneke bal aldım.

Arılarını taşımayıp nektar kaynağından uzak olan arkadaşların bir çoğu da sıfır çektiler.

Peki niçin böyle oldu?

Bence bu durum yalnış koloni yönetiminden ve en önemlisi kış arılarının yetiştirilmemesinden oluştu.

Kış arısı nedir?

Bu soruyu şöyle cevaplayabiliriz;

Kış arısı, kışın kolonin mevcudiyetini devam ettirip, bahara kadar koloniye hizmet eden arılardır.

Hasattan sonra, yani şu anda kolonideki gördüğümüz arıların tamamına yakını kısa zamanda öleceklerdir.

Şu anda kovana nektar gelmediği için anaarı yumurta yapmamaktadır

Durum böyle olunca da koloni hızla küçülme eğilimine girecektir.

Kışa, az mevcutla ve yaşlı arılar ile giren koloni, kış içinde yaşlı arılar da ölünce bahara çok az bir mevcut ile çıkacaktır.

Daha tam bahara çıkmadan arıcı, arıya bal ve pudra şekeri ile yapılan kek tabir ettiğimiz katı yemi vererek büyük bir hata daha işliyor ve koloniyi büyük bir çıkmaza sokuyor.

Bahara az bir mevcut ile çıkan arıyı kuvvetlendirmek için yapılan şuruplamalar da fazladan bir zaman kaybı ve ek bir maliyet oluyor.

Çoğu zaman yapılan bu işlemler de koloniyi bal toplayabilecek konuma getirmeye yetmiyor.

Zamanında çoğalamayan koloni, sonradan çoğalsada büyük bal akımında çalışacak tarlacılarını da yetiştiremiyor.

Arı kalabalık olsa da tarlacı arısı az olduğundan bal toplayamıyor.

Ve... sonuç hüsran oluyor.

İşte onun içindir ki bizim için 2010 sezonu şimdi başladı.

Yani hasattan hemen sonra başladı.

Peki ne yapacağız?

Bu ayda(ağustos) her taraf kurudu nektar gelmiyor denecek kadar az.

Nektar gelmediği için kolonide çoğalma arzusu da söndü ana arı yumurtlamıyor.

Koloni küçülme eğilimine girdi, eğer müdahale edilmezse her geçen gün küçülecek.

İşte tam şu anda koloniyi genç arılar yetiştirme hususunda teşvik etmemiz gerekiyor.

Teşvik etme işlemi arıyı yemlemek demektir.

Bu yemlemenin en zahmetsiz şekli de kek vermektir.

Yani kışın vereceğimiz keki şimdi vermeliyiz.

Koloni verilen keki hafif bir nektar akışı olarak algılayacak ve çoğalma arzusu duyarak genç arılar yetiştirmeye başlayacaktır.

İşte bu arılar kış arıları olacaktır.

Bu yemleme işini havaların soğumasına 1 ay kalana kadar devam ettirmek gerekiyor.

Yani son 1 ay kalana kadar arının üstünden yemi eksik etmeyeceğiz yiyebildiği kadar verceğiz.

Arı bu yemi biriktirmeyip sadece yavruya harcayacaktır.

Yemleme başladığı anda varroa mücadelesi de başlamalıdır ki çıkan arılar sağlıklı olsun.

Soğukların başlamasına 1 ay kala teşvik yemlemesi bitirilmelidir.

Yavru yetiştirmek için petekler boşaltılmış ve kolonin kışlık yiyeceği azalmıştır.

Koloniye kış stoğu yaptırılmalıdır.

İşte bu konu çok önemlidir.

Stoğu ne ile yaptıracağız?

Bu durumu şöyle açıklayabilirim;

Normalde arının ömrü yaklaşık 2 ay diyebiliriz.

Çünkü arı çalışıyor ve yıpranıyor.

Yani ''NEKTAR'' taşıyan arının ömrü kısalıyor.

Bitkiden aldığı nektarı invert edip bala çevirirken ömrünü bitiriyor.

Kolonide kışlayacak arılar yani kışı çıkacak koloninin idamesini sağlayacak olan arılar çalışmadığı için ömürleri 5-6 ay civarında olabiliyor.

O zaman stoğu öyle bir madde ile yaptıralım ki hem arı'' zarar görmesin'' hem de arıyı ''yormayıp ömrünü kısaltmayalım'' ve baharda olabildiğince bu arılardan yararlanabilelim.

Ve bu öyle bir şey olsun ki nektar kıtlığında bir koloniye verdiğimizde yanındaki kolonin dikkatini çekmesin'' yağmalama'' olmasın.

Bu yağma olayı hepimizin bildiği gibi çok önemlidir şayet bir başlarsa önüne geçmek imkansız gibi bir şeydir.

Her şeyin sonu olabilir.

İşte bu madde yani arılara kış stoğu olarak vereceğimiz madde;

''İNVERT ŞURUP''tur.

Bunun başka bir alternatifi yoktur.

Kovandaki arılı her çerçeve başına 1.5kg toz şeker hesap edilip, bu şeker invert şurup yapılarak koloniye 2 veya 3 defada verilerek işlem tamamlanmalıdır.

Zannedersem 1 yıldır üstüne basa, basa niye ''invert şurup'' dediğim anlaşılmıştır.

Elin gavuru bu olayı keşfetmiş yıllardır hem profesyonel arıcısı hem de amatör arıcısı kullanıyor.

İnvert şurubu kullanarak her daim arısını güçlü tutuyor ve yıllık bal ortalamasını bizden 3-4 kat fazla yapıyor.

Bildiğiniz gibi ben bunu açıkladığımda bir çok kişi üzerime çullandı.

Kekçisinin işine gelmedi ağzına geleni söyledi...

Prof.unun işine gelmedi bir sürü laf etti...

Fakat en gücüme giden olay şu sanal alemde arıcıların liderliğine soyunan, herşeyi biz biliriz edası ile onu, bunu azarlayan bazı kişilerin bana karşı takındığı tavır oldu.

Yahu..

Madem bu işi biliyorsunuz niye invertin zararlı olduğunu kanıtlayamıyorsunuz?

Niye araştırmıyorsunuz, bu meret zararlı ise hangi zararları vardır söylesenize?

Birisi; bana hakaret ettiler deyip demogoji yapıyor.

Aslında orada hakarete uğrayan benim,bana hakaret edildi siz de buna seyirci kaldınız...

Ben de ''taş yerinde ağırdır'' demiştim o gün.

Bu gün de aynı şeyi söylüyorum ''taş yerinde ağırdır''

Gerçekler canınızı acıtıyorsa siz bilirsiniz.

Tabii ki bu invert olayı yeni bi şey değil, ben öyle bi şey asla demedim sadece avrupalı arıcıların faydalandığı bir durumu açıklamaya çalıştım, bundan niye rahatsızlık duyuyorsunuz anlamış değilim.

İngiliz araştırmacı Bailey'in 1975 yılında yayınlanan ''honey bee pathology'' kitabında inverti olumsuz bulduğunu söylüyorsunuz.

''Honey bee pathology'' isimli kitap sadece İngilizce olarak yayınlanmıştır.

Bu kitabı okuduğunuzu zannetmiyorum, zannedersem sadece bir paragrafın tercümesini okudunuz.

Eğer orijinalini okudu iseniz lütfedip ilgili bölümün orijinal bir kopyasını bizede okutun.

Niye o öyle demiş bu böyle demiş diye afaki konuşuyorsunuz?

O tercümeyi de her kim yaptı ise yanlış yapmış.

Biraz beklerseniz ben size bu konu hakkında Bailey'in ne dediğini söylerim..

Arkadaşımızın biri de bir türkü tutturmuş hadi tartışalım, hadi tartışalım diyor, forum köşelerinde...

Neyi tartışacaksa..

Aslanlar gibi blogu var aslında...

Ama bu konu hakkında blogunda yazmıyor neden ise, acaba cesareti mi yok?konuya mı hakim değil?

Galiba konuyu foruma taşıyıp, hem forumu canlandırırım, hemde aradan sıyrılırım hesabı yapıyor.

Fakat arkasından kimse gitmiyor ne hikmet ise.

İnandırıcı olamıyormu acaba?

Bu gibi araştırmalar vakit ister, iyi derecede yabancı dil bilmek ister en önemlisi bu tür çevirileri yapmak için arıcılığı iyi bilmek gerekir.

Yabancı dilin iyi değilse, bir de araştırmayı üstün körü yaptı isen, ilk önce kendine sonrada çevrene zarar verirsin.

Tıpkı formik asitte olduğu gibi...

Kovanın iç hacmini hesaplamadan, bu hacimde günlük ne kadar asit buharlaştıracağını bilmezsen tabii ki sonuç hüsran olur.

Bir daha formik asidin adını bile anmazsın ...

Sonrada şaşırıp, ağustos ayında oksalik yapmaya kalkarsın...

İşin vehametini kavrayamayana'' ben yaptım oldu'' mantığı her zaman cazip gelmiştir.





3 Eylül 2008 Çarşamba

ARI BESLENMESİNDE BAZI UYGULAMALARI YANLIŞ MI YAPIYORUZ?

Başka ülkelerdeki arıcılar arıların beslenmesinde uygulanan katı beslemeyi bizim yaptığımız ballı kek ile yapmıyorlar. Baldan tasarruf için ve en önemlisi arıyı yormamak için bildiğimiz çay şekerini yani sakarozu invert hale getirip arıya öyle veriyorlar. Yapılan araştırmalar gösteriyor bal hasatından sonra invert edilmeden verilen şekeri alan arılar kışa çok yorgun giriyor ve kış kayıpları fazla oluyor.

Okuduğumuz kitapların tümünde arılara şurup hazırlamada şurubun kaynatılmaması yönünde uyarılar var. Arılara zararlı olduğunu söylüyor. Fakat genelde hangi maddenin zararlı olduğu ve sınırın ne olduğundan bahsetmiyor. Eğer öyle birşey varsa arı yemi diye satılan fondon şekerinin yasal olarak satılmaması gerekir. Çünkü o da şeker şurubu kaynatılarak yapılıyor. Akide şekerleri ve hemen hemen tüm katı şekerler, şeker şurubu kaynatılarak yapılıyor. HMF sadece arılar için değil insanlar için de zararlıdır.

Yapılan araştırmalar göstermiştirki bir önceki yıldan kalan baldaki HMF oranı bile arılar için öldürücüdür. Fakat ne üzücüdür ki bu verilere hiç bir Türkçe kaynakta ulaşamıyoruz. Ben bu verilere ulaştıktan sonra ballı kek yapmayı bıraktım. Baldan tasarruf ediyorum arıları yormamış oluyorum ve en önemlisi yağma riski çok düşüyor. Bu tür arı yemlerini arılar daha rahat alıyor koku olmadığı içinde yağmacılık hemen hemen sıfıra düşüyor.


ARI YEMİ HAZIRLAMA (BALSIZ KEK)

50 kg şeker 11 lt su 2 yemek kaşığı sitrik asit (limon tuzu) 117 dereceye kadar karıştırarak kaynat sitrik asidi ekle biraz daha kaynat 120 dereceyi kesinlikle geçmesin elle dokunacak kadar soğuyunca beyazlayana kadar mikserle çırp. Ocağın üzerinden alıncaya kadar karıştırmaya ara vermeden devam edilecek. Şurubun yanmasına ve kararmasına izin vermeyin

3 kg şekere tepeleme 1 çay kaşığı sitrik asit 66cl su.

ARI YEMİ HAZIRLAMA (BALSIZ KEK)

2 fincan beyaz şeker yarım fincan su 1/8 çay kaşığı krem tartar içerikleri birleştirin ve ısıtın şeker eriyene kadar karıştırın 114 dereceye kadar kaynatın dokunulacak sıcaklığa kadar soğuyunca parlaklık oluşuncaya kadar mikserle çırpın ve kalıplar içerisine yada sığ tabaklara boşaltın. Ocağın üzerinden alıncaya kadar karıştırmaya ara vermeden devam edilecek. Şurubun yanmasına ve kararmasına izin vermeyin

11 Kasım 2010 Perşembe

Karniollarım...!

Selam!

Geçtiğimiz yıl yani 2009 mayıs ayında sevgili dostum Ali Türk, bana hediye olarak F1 karniollardan üretmiş olduğu, iki adet F2 karniol anaarı göndermişti.

O yıl ben bu iki anaarıyıda, iki güçlü koloninin anaarılarını alıp kolonilerin içinde yumurta ve larva kalmayana kadar beklettikten sonra bu kolonilere verdim ve kabul edildiler.

Koloninin bir tanesi eylül ayında anaarıyı değiştirdi bende hiç dokunmadım.

Diğer koloni ise 2010 un nisan sonları falan idi o da anaarısını değiştirdi onada dokunmadım ve öylece bala girdim.

Yanlız dikkatimi çeken bir şey oldu; arılığımdaki yaklaşık 25 koloni içinde 2010 baharına, en kuvvetli çıkan bu iki koloni oldu.

İki karniol koloninin birisi diğerinden çok daha hızlı gelişti, hızlı gelişen koloni baharda anarısını değiştiren koloni idi.

Ali Türk bu yılda yani 2010 yılında yanılmıyorsam mayıs sonları haziran başları gibi falandı herhalde yine iki adet karniol F1 gönderdi, bende riske girmemek için gelen anaarıları, hızlı gelişen karnioldan, her bir anaarı için 1 çerçeve kapalı yavru, 1 çerçeve arılı ve 1 çerçeve de sadece arıyı silkip bölme yaptım.

Yani koloniden toplamda kapalı yavrulu 2 çerçeve, arılı 2 çerçeve, sadece arısını silkip çerçeveleri geriye verdiğim 2 çerçeve arı alıp 2 bölme yaptım.

Bu bölmeleri takip eden 2 hafta içinde aynı koloniden, aynı şekilde 3 bölme daha yaptım.

Bu bölmeleri yapmadan önce koloninin, iki kat kuluçkalıkta 13-14 çerçeve yavrusu vardı.

İki kat kuluçkalığın üzerinde de 1 adet tam ballık vardı.

Diğer koloniye 3. katı veremedim 2 katta kaldı, diğer arıların hiç birine bu yıl 3. katı veremedim.

Şimdi dikkatinizi bir yere çekmek istiyorum:

Kapalı yavrulu 1 çerçeveden yaklaşık 2,5 çerçeveyi saracak arı doğar, ben bu koloniden kapalı yavrulu 5 çerçeve aldım, aldığım diğer arılar ile toplamda geri dönenleride kabaca hesaplarsak en az 15 çerçeve arı almışım.

Hasatta da en çok balı bu koloniden 15-16 ballı çerçeve olarak aldım, en fazla peteği de bu koloni kabarttı.

Diğer karnioldan da 10 ballı çerçeve aldım, kendi arılarımdan koloni başına 8-10 ar çerçeve bal aldım.

Şimdi insanın aklına şu soru gelebiliyor, iki karniolda niye aynı performansı göstermedi?

Benim tahminim odur ki; daha yavaş giden koloni anaarısını eylülde değiştirmişti ve yeterince iyi değildi!

Baharda değiştirende aldı başını gitti, zaten ben onu o şekilde zayıflatmamış olsa idim oğula gidebilirdi...

Bunlar F3 idi, inşallah önümüzdeki yıl, bir aksilik olmazsa F1 leri balda deneme şansım olacak.

Aşağıda fotoğraftaki çam koruluğu yeni taşındığım arılığımın yanında yer alıyor.



Körüğü yakmak için "çam ibresi" kullanıyorum, hem doğal, hem kolay yanıyor, hem bol hemde çok uzun süre soğuk duman veriyor.
Bilen arkadaşlarım tabiki biliyorlar ama ben yinede bir hatırlatma yapayım arılar, sıcak dumanı sevmezler, sıcak duman verilen arılar sakinleşeciği yerde daha da hırçınlaşır arıya soğuk duman vermek için körüğü yaktıktan sonra yakılan yakıtın üzerine yeşil ot koyulur ise körükten çıkan duman soğur ve arıyı daha güzel sakinleştirir!



Körüğü ilk yakarken en dipte bir tutam çam ibresini kor olana kadar yakıyorum, kor oluştuktan sonra körükte geri kalan boşluğu da çok sıkı olarak yine çam ibresi ile bastırarak dolduruyorum körük, en az 2-3 saat sönmeden yanıyor ve bol duman veriyor doğal olduğu için peteklerde kalıntı yapma riski de yok.


Aşağıdaki foğrafta 10 çerçeve bal aldığım, yavaş gelişen karniol koloni, anaarının performansını beğenmediğim için F1 karniollardan ürettiğim anaarı ile değiştirdim şu anki durumu çok güzel, görüldüğü gibi 15 çerçeveye falan basıyor...



Aşağıdaki foto da aynı koloniye ait...

Laf lafı açıyor; aşağıdaki kovanları devlet, arıcı olana da olmayana "kırsal kalkınma projesi" adı altında verdi, o zaman ben de başvurdum işte arıcılık belgem arılığım da falan yerde, banada 10 kovan verin dedim, kimse beni adam yerine koymadı, arıcı olmayana da 20 kovan verdiler.

Ne yazıkki bir çoğu arıları öldürdü, kovanlarıda kırdı yaktı, bir ağabeyimizde arıları öldürdü, bana;

Ali, kardeşim ben bu işi yapamayacağım gel de sana bi kaç tane kovan vereyim, bari kovanlar ziyan olmasın diyerek 5 tanesini verdi.

Hani dilimize pelesenk olmuş bir laf vardır, "biz adam olmayız" deriz ya işte buyurun, kovanı, arıyı, peteği devlet dağıtıyor, bunu dağıtan memur görevini yapıp dağıtılan malzemeyi takip etmiyor, ne demeli bilmem ki...

Aşağıdaki koloni de 15 çerçeve bal aldığım koloni.


Şu an en az 17-18 çerçeveye basıyor arısı, bir kova dolusu keki götürdüler hasattan bu yana 10 kg kek yediler.


Hasattan sonra koloninin kış stoğunu tamamlaması ve yavruyu kesmesi bir defada en az 5 lt invert şurubu bir defada vermek gerekiyor.

Ben bu işi yoğurt kovaları ile yapıyorum...


Yoğurt kovasının kapağını matkaba taktığım cam çivisi ile delerek bu hale getiriyorum.

Kovanın içine şerbeti doldurup delmiş olduğum kapağı takarak çerçevelerin üzerine ters çevirip, boşluk yapması için koymuş olduğum iki dal parçasının üzerine bırakıyorum , gerisini arı hallediyor.

Kaç adet delik var, saymadım ama çepeçevre deldiğim bir çok delik var.

Kuvvetli bir koloni bu kovadaki invert şurubu bir akşamda çekebiliyor.

Arı kapaktaki delikleri kendine göre ayarlıyor galiba bazı delikleri kapatabiliyor.















Aşağıdaki fotoda yanlışlıkla girmiş buraya, bu kabağı bahçemde ben yetiştirdim hani nasıl derler

tamamiyle organik, zannedersem 15 kg dan fazladır.
Bunun bir kardeşi vardı, onun tadına baktım...
Fakat bunu kesmeye kıyamadım boğazımdan geçmeyecek...
Geçenlerde bir akşam msn deki salkımda muhabbeti oldu, bir abim çok severim dedi kabak tatlısını, ben de ona ayırdım bu kabağı...
Kısmet olurda gelirseler afiyetle hep beraber yeriz, inşallah o zamana kadar kabağın başına bir şey gelmez, komşulardan gören, bir dilimde bana ayır diyor, ona göre elinizi çabuk tutun...