invert şurup sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster
invert şurup sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster

10 Ağustos 2009 Pazartesi

BAİLEY DEMİŞ Kİ ;

Why invert syrup is suggested for honey bee feeding�
Honey, which is mostly fructose and glucose, did not sustain caged worker bees as long as did sucrose syrup (Barker and Lehner, 1973). Nevertheless, many beekeepers consider honey to be an ideal food for bees in spite of the risks of spreading disease with it. Consequently, table sugar that has been hydrolyzed to invert syrup containing glucose and fructose is often fed to bees. Justification for this practice is not based upon nutritional data but on an assumption that hydrolysis aids digestion. Syrups are convenient to feed, and hydrolysis reduces granulations in syrup. Also, robbing may be less of a problem with inverted sugar because glucose and fructose become less attractive than sucrose when bees reach foraging age (Barker and Lebner, 1974c). But all this applies to invert syrup made from sucrose (table sugar). Although the inverted sugar tastes sweeter to man, it is no more attractive than sucrose to bees.


Bal arısı beslenmesinde neden invert şurup tavsiye edilir?
Çoğunlukla früktoz ve glükoz olan bal, kış arılarını beslemede sükroz şurubu kadar iyi değildir (barker ve lehner 1973). Yine de birçok arıcı, hastalık bulaştırma riskine rağmen balın arılar için ideal besin olduğunu düşünmektedir. Dolayısıyla, glükoz ve früktoz içeren invert şuruba hidrolize edilmiş sofra şekeri arılara beslenir. Bu uygulamanın savunulması besleyicilik verilerine değil, hidroliz işleminin sindirime yardımcı olduğu varsayımına dayanır. Şurupların besleme amaçlı kullanılması uygundur, ve hidroliz granülleşmeyi azaltır. İleveten, invert şeker ile yağmacılık can sıkıcı bir sorun olmaktan çıkar çünkü, akışın azaldığı günlerde glikoz ve früktoz, sükroza nazaran daha az ilgi çekicidir (barker ve lehner 1974c). Fakat tüm bu invert şurup süreci sükroz ile sürdürülür (sofra şekeri). İnvert şeker insanlara daha tatlı görünse de, arılar için sükroz kadar çekici değildir.

Barker ve Lehner niçin invert şurup beslenmesi gerektiğini yukarıda ki makalede çok güzel açıklamışlar. Yukarıdaki bir cümleye dikkatinizi çekmek istiyorum; Çoğunlukla früktoz ve glükoz olan bal, kış arılarını beslemede sükroz şurubu kadar iyi değildir (barker ve lehner 1973).ve devam ediyor Dolayısıyla, glükoz ve früktoz içeren invert şuruba hidrolize edilmiş sofra şekeri arılara beslenir.Niye bal değil de invert şurup? Bu durumu daha önceki bilgilerimizi gözden geçirerek cevaplayabiliriz; Bazı bölgelerimizin balı, balın içinde bulunan polen ve glükozun fazlalığı nedeni ile çok kısa sürede kristalize olmaktadır. Bu ballar genelde ayçiçeği,kanola,pamuk balları diye sıralayabiliriz.Salgı balları da kışlama için uygun değildir.Bu tür ballar çok çabuk kristalize olduğu için, kış içinde koloni bu ballardan faydalanamamakta ve kış kayıpları oluşmaktadır. Bilim adamlarının tavsiyesi , bu tür balların tamamının alınıp yerine invert şurup verilerek kış stoğunun tamamlatılması yönündedir.Şekerden yaptırılan balların kışlama için daha uygun olduğunu savunmaktadırlar.


Refined beet and cane sugar are pure sucrose and, of course, are safe and nutritionally equivalent. Unrefined sugars have poisoned bees. The toxic factors in molasses and in brown sugars have not been identified. Bailey (1966) found that semi-refined cane sugar was harmless but that semi-refined beet sugar decreased the life of bees. So, impurities in his unrefined beet sugar must be toxic. Crude beet sugar may be toxic because of pectins or galactosides in it (Barker, 1976a). Bailey also found that 8-year-old honey had dysenteric effects much like poisonous sugars: an absorption peak matching hydroxymethyl furfural correlated with toxicity of old honey and of acid-hydrolyzed syrups. Recent tests (Jachimowicz and El Sherbiny 1975; Barker 197Gb) show that hydroxymethyl furfural can be toxic when fed in glucose plus fructose at dosages found in some samples of acid-hydrolyzed or heated syrup and old or heated honey.


Rafine pancar ve kamış şekeri saf sükrozdur, ve tabii güvenli ve besleme değerleri bakımından eşitlerdir. Rafine edilmemiş şekerler arıları zehirlemişlerdir. Melas ve kahverengi şekerlerdeki toksik etmenler tanımlanmamışlardır. Bailey (1966) yarı rafine edilmiş kamış şekerinin zararsız fakat yarı rafine pancar şekerinin arılarının ömrünün kısalttığını bulmuştur. Dolayısıyla, kullandığı rafine edilmemiş pancar şekerindeki kalıntılar\kirlilikler toksik olmalıdırlar. Ham pancar şekeri bünyesindeki pektinler ve galaktositler sebebiyle toksik olabilir (barker 1976a). Bailey ilaveten 8 yıllık balın aynen zehirli şekerlerde olduğu gibi dizanterik etkileri olduğunu görmüştür: asit hidrolize şurupların ve eski balın toksisitesi ile ilişkili hmf ile uyuşan bir emilim (yüksek değeri). Son testler (jachimovicz and El Sherbiny 1975; Barker 197..) hmf nin glucose ve fruktozun aynı anda, eski ya da ısıtılmış bal ve asit hidroloize ya da ısıtılmış şurupların bazı numunelerinde karşılaşılan dozlarda arılara verildiğindiğinde toksik olabileceğini göstermiştir.


Yukarıdaki paragraf BAİLEY’in bu konuda yaptığı araştırma sonucudur. Bailey bu konuda zehirli şekerlerin yanı sıra 8 yıllık balın ve asit hidrolize şurupların da toksik olabileceğini söylemektedir. Asit hidrolize şurup, asit ve ısı yardımı ile yapılan invert şuruptur.Yani bizim yaptığımız invert şurubu kastediyor. Dikkatinizi 2 kelimeye çekmek istiyorum ‘toksik olabilir’ diyor toksiktir demiyor. Aslında şöyle diyor, asit ve ısı yöntemi ile yapılan invert şurup %100 toksik değildir. Zaten asit miktarına ve ısıtma süresine uyulduğunda yaptığımız invert şurubun toksik olmadığı tecrübelerimiz ile sabittir. Başka yöntemler ile yapılan şurup belki toksik olabilir.Burada yöntem belirtilmemiş.


Aşağıdaki çeviri ‘’ ben, bilimsel olarak açıklanmayan her konuya kuşku ile yaklaşırım diyen ve her fırsatta, hadi tartışalım,hadi tartışalım’’ diyen şahıslara hediyem olsun…

Bir yılı aşkın bir süredir araştırıp siz değerli arıcı arkadaşlarımın bilgisine sunduğum bu , invert şurup konusunu , hiç araştırma yapmadan oturduğu yerden, karalayanlara armağınım olsun…

Ve NİĞdeli dostumun dediği gibi, Türk arıcılığının önünde ‘’ TAKOZ’’ olanlara hediyem olsun diyor ve…

Bu bilimsel açıklamayı bilgilerinize sunuyorum…

BAİLEY DEMİŞ Kİ;


Sugars which have poisoned bees are acceptable in rations if they are sufficiently diluted with sucrose. Bailey demonstrated that his samples of acid-inverted sugars had no deleteriotis effect when diluted 8 to 1 with sucrose. Honey and nectars contain traces of toxic sugars such as raffinose, mannose, and galactose (Percival 1961; Siddiqui, 1970). Sublethal levels of these sugars in pollen, honey, or nectar could modify effects of sugars in supplementary diets. Conversely, generous stores of safe sugars could dilute toxins in supplemental feeds. We agree with the ancient philosopher, Paracelcus, who admonished that poisoning is a consequence of quantity, not substance. "Toxic" simply means too much.


Arıları zehirleyen şekerler, yeter derecede sükroz ile sulandırılırlarsa kısımlar/parçalar halinde kabul edilebilirler. Bailey kendi asit-invert edilmiş şekerlerinin 8/1 ölçüde sükroz ile sulandırıldıklarında hiçbir zararlı etkilerinin olmadığını göstermiştir. Bal ve nektarlar raffinoz, mannoz ve galaktoz gibi zehirli şeker kalıntıları içerirler (Percival 1961; Siddiqui, 1970). Bal, polen, ya da nektardaki bu şekerler ölümcül düzeylerin altında olduklarında, ilave beslemeler esnasında şekerlerin etkilerini iyileştirebilir. Aksi şekilde, stoklarda bulunan bol miktarlarda güvenli şekerler toksinleri sulandırabilir/etkilerini azaltabilir. Tam bu noktada zehirlenmenin maddeden değil, maddenin miktarından baş gösterdiği yönünde uyaran antik filozof Paracelcus ile fikir birliğine varıyoruz. “Toksik/zehirli” basitçe haddinden fazla demektir.

Yukarıdaki paragrafta BAİLEY asit ile invert edilmiş şekerlerin(şurup veya diğerleri) 8/1 ölçü ile sulandırıldıklarında hiçbir zararlı etkisi kalmadığını söylemektedir. Yani şunu demektedir; diyelim ki 8 kg şekerden invert şurup yapıldı, şurubu kullanmadan önce, şurubun içine 1kg sofra şekeri (sükroz) katarsanız, şurup arılara toksik bile olsa, katılan sükroz nedeni ile toksik olmaktan çıkar diyor.

Her ne kadar bu konuda anlaşmazlığa düştüğüm kişiler olsa da , şahsıma hakaret edenler olsa da ‘’Tüm yaratılanları seviyorum, yaratandan ötürü’’ ve hepinizi sevgi ile kucaklıyorum…

Kalın sağlıcakla…

8 Eylül 2008 Pazartesi

İNVERT ŞEKER NEDİR? İNVERT ŞURUP NASIL YAPILIR

Litvanya Tarım Enstitüsü (Instituto Aleja 1, Akademija, 58344 Kedainiai distr.),

Arıcılık Bölümü Yayınları’ ndan (Vol. 50 No. 1 2006) çevrilmiştir.

HMF

KIŞ ÖNCESİNDE ARI BESLEMESİNDE KULLANILAN ŞURUPLARIN KALİTESİ VE ARILARIN KIŞLATILMASINA UYGUNLUKLARI

Özet

Farklı invert şurupların nitelikleri değerlendirilmiştir: bioinvert, apiinvert, HI, GF56, gf85, gf56+gf85 ve Pchelit. Bioinvert, Apiinvert ve HI şuruplarının niteliklerindeki farklılıklar, arıların kuluçkalığa bal depolamasından sonra, yaz mevsimi içerisinde, İZOLATÖRLERDE yürütülen deneyler ışığında belirlenmişlerdir. Deneylerimizin sonuçları doğrultusunda arıların şurupları saflaştırdığı bulgusuna ulaşılmıştır. 1999 yılından Apiinvert A, Bioinvert A ve 2001 yılından HI şeker şurupları sırasıyla 85.9, 32.7 ve 1.43 mg/kg HMF içermekte idiler. HMF miktarları arılar şurupları işleyip peteklere depoladıklarında düşüş gösterdi. Bioinvert B, Apiinvert B ve HI şuruplarındaki HMF miktarı sırasıyla 16.1, 2.64 ve 0 mg/kg değerlerine ulaşmıştır. Arıların kışlatılmasında kullanılan GF85, GF56, GF85+GF56 şuruplarındaki HMF miktarı 5.8, 48.0, 27.7 mg/kg idi. Pchelit çeşidinde HMF buluntusuna rastlanmadı.

Arılar tarafından toplanıp kuluçkalıkta depolanan besin, beslenen besin ile kıyaslandığında daha fazla aktif biyolojik bileşen içerdiği görülmüştür. 1999 ve 2000 yılından Bioinvert-B ile 1999 yılından Apiinvert A ürünlerinde Diastas aktivitesi görülmemiştir. Bu bileşen Bioinvert B ürününde 3.88 ve 6.07 Goethe birimi, Apiinvert B ürününde 6.69 Goethe birimi görülmektedir. 2000 ve 2001 yıllarından şuruplarda S (A) sakaroz miktarı 47% ve 47.8% idi. Arı salgısında bulunan invertas etkisi sebebi ile, şuruplar S (B) yalnızca 11.6 ve 6.75 % sakaroz içermektedirler. 1999 ve 2000 yıllarından Bioinvert A daki düşük invertas aktivitesi 2.18 ve 16.9 IU olarak belirlenmiştir fakat bu enzimin aktivitesi şuruplar arılar tarafından işlendiğinde artış göstermiştir -1999 yılından Bioinvert B de 64.6 ve 53.6 IU ve Apiinvert B de 41.9 UI ya ulaşmıştır.

GF56, GF85, GF 56+GF85 ve Pchelit şeker şurupları arıların kışlatılmasında besleme için kullanılmıştır. GF56 ile beslenen arılarda en yüksek besin tüketim değeri petek başına 1.9 kg olarak saptanmıştır fakat bu koloniler daha az yavru yetiştirmişlerdir. Baharda peteğin bazı hücrelerinde GF56 nın kristalleştiği gözlemlenmiştir. Bu şurup ile beslenen kolonilerin ağustosta 5 olarak tahmin edilen güçleri baharda 4.5 olmuştur; koloniler hafif biçimde zayıflamışlardır. Arı kolonileri için en iyi kışlatma şurubu Pchelit ve GF56+GF85 olmuştur. Tüm koloniler kışı çıkmışlardır.

Giriş

Bal akışı boyunca arılar kendilerin besin bulur ve kış için gerekli besin stokunu hazırlarlar. Kolza balı yüksek glikoz konsantrasyonu sebebiyle kışlatma için uygun değildir –fruktoz/glikoz oranı 0.86-1.0 arasındadır, ve bu peteklerde kristalleşmeye yol açar.

Yaprak bitlerinin bıraktığı çiğden oluşan balda melezitos miktarı 8.0-12.0 % veya daha fazla olduğunda bu tür bal petekte kristalleşir. Kış süresince arılar bu tür balı tüketemezler çünkü kristalleri çözecek sudan yoksundurlar ve sonuç olarak susuzluktan ölürler. Ağustosta bal hasadından sonra, kovanlardaki besin stoku şeker şurupları ile takviye edilir. Şeker şurubunu petekleri nakil ediyorken arılar şuruptaki sakarozu glikoz ve früktoza ayırırlar, bu işlem için kendi biyolojik kaynaklarını ve beslenen şurubun 23% si kadarını kullanırlar. Bu arıları yorar ve kışa yorgun girerler. Şurubun işlenmesinden kaynaklanan arı yorgunluğunun önüne geçmek için arıları hazırlanmış besinler ile –örneğin invert edilmiş şeker şurubu ile- desteklemek faydalı olacaktır. İnvert edilmiş şeker sakaroz glikoz ve früktoza ayrılır, dolayısıyla bu tür ürünlerin kullanılması arıları daha az yoracaktır. Araştırmacı Jachimowicz’ in görüşü farklıdır; arılar hipo faringeal bezleri salgılarını, aynen rafine şekerden (sakaroz) yapılmış şurubun transferindekine benzer şekilde invert şurubun peteklere aktarılması işleminde tüketmeleri gerektiğini vurgulamakta.

Rafine şeker ve pancar şekerlerinden elde şuruplar arıların beslenmeleri için uygunlardır. Rafine olmayan şekerlerdeki kirlilikler arılar için zararlıdır. Bal ile kıyaslandığında kış öncesi arıların beslenmesinde rafine şeker şuruplarının daha uygun olduğu fikri öne sürülmektedir. Alman Südzucker firması yüksek nitelikte invert şeker şurupları üretmektedir, bünyesinde 72.7% şeker ve 27.3% su barındırmaktadır. Şeker bileşimi ise 30.0% sakaroz, 31.0% glikoz, 39.0% früktozdan oluşmaktadır.

Daha az işçilik gerektirdiği için arıcıların invert şeker şurubu kullanmaları uygundur. Bazı araştırmacılar invert şeker şurubunun besin arayan arılar için cazip olmadığını dolayısıyla invert şurup ile yağma sorunu olmayacağını bildirmekteler. Mısır nişastasından elde edilen invert şurubun başta nişasta olmak üzere sindirilmemiş/parçalanmamış polysakkaridler içermesi sebebiyle arılar için zararlı olduğu belirtilmiştir. Düşük sakaroz fakat galaktose, arabinose, xylose, mannose, raffinose ve lactose içeren şeker şurupları arıların beslenmesinde uygun değillerdir. En yüksek kaliteli şurup sakarozun parçalanması için invertaz enziminin kullanımı ile elde edilir. Balda bulunan bu enzim sakarozu glikoz ve früktoza ayrıştırır. Dolayısıyla doğal bal kullanımı ile invert şurup yapmak mümkündür. Rybnoje deki Rus Arıcılık Enstitüsü aşağıdaki formülü kullanmaktadır:

72.5 kg şeker, 7.5 kg bal, 20 litre su ve 24 gram konsantre asetik asit (saf). 34-36 santigratta sakarozun ayrışması 5-6 gün sürmektedir. Ticari olarak üretilen invertaz aktivitesi ile kıyaslandığında, farklı tür ballardaki invertaz aktivitesi çeşitlilik ve düşük değerler göstermektedir, dolayısıyla, bal ilavesi ile invert şeker üretimi vakit alıcıdır. Mayadan damıtılan saf invertaz enzimi sakarozu alt bileşenlerine ayırmak için kullanıldığında, zararlı maddeler kadar, mikrobiyolojik olarak temiz invert şeker içeriği bulunmayan arı hastalıklarına yol açabilecek ajanlar (patojenik mikroorganizmalar) elde edilir. Enzimatik maya ajanı Pchelit, Rusya’ da invert şeker şurubu üretimi için tavsiye edilmektedir. Bu ajan Rybnoje’ deki Arıcılık Enstitiüsü’ nde test edilmiştir. Üreticinin tamına bakılırsa Pchelit invert şurubu amino asitler, lipidler, B grubu vitaminler ve mikro elementler ile zenginleştirmektedir. Şeker şurubuyla beslenen arılar ile kıyaslandığında, Pchelit ile invert edilmiş şeker şurubu ile beslenen kış arıları daha az polen (40%), ve şeker (20-30%) tükettiler.

Şeker şurubu organik asitler ile asitlendirilmelidir (citric, oxalic, acetic, lactic). En iyi kışlatma sonuçları, şeker şurubundaki şekerin kilosu başına 0.3 gram asetik asit eklendiğinde görülmüştür. Aside edilmiş şeker şurubu ile kışlatılmış arılardaki bahar dönemi Fekül/nişasta/tortu kütlesi, aside edilmemiş şeker şurubu ile beslenmemiş arılardakine kıyaslandığında daha azdır.

Eski bal ya da HMF bakımından zengin yeteri kadar invert edilmemiş şurup, ağustos arılarının beslenmesi için uygun değildir, söz konusu madde arılar için zehirlidir. Jachimovicz ve Sherbiny 1975’ de HMF’ nin arı ölümlerinden sorumlu olduğunu ortaya çıkarmıştır. Ticari olarak asit ile hidrolize edilmiş invert şeker şurubundaki 15mg/100g HMF miktarının arılar için ölümcül olduğunu bildirmekteler. 15mg/100g HMF içeriği olan şeker şurubu ile beslendiğinde, 20 gün içerisinde arıların ortalama 58% si ölmüştür. 3mg/100g ve 6mg/100g HMF miktarları arılar için zararsızdır. Sonuç olarak bir çok uzman, invert şeker şuruplarındaki HMF miktarının 2mg/100g değerini aşmaması gerektiğini savunmaktalar, ki bu değer bir çok balda görülmektedir. İnvert şeker şurubu yalnızca içerisindeki HMF miktarı kontrol edildikten sonra kullanılmalıdır.

Sakaroz organik asitler ile invert edildiğinde, mineral asitler ile invert işlemine nazaran daha az HMF oluşumuna rastlanır. Sakaroz invert işlemi için kullanılan 1%’ lik asit kullanımı sonucunda aşağıdaki miktarlarda HMF bileşeni üretmektedir (mg/100g şeker): laktik asit 64.1, sitrik asit 24.4, tartaric asit 56.8 ve çoğunlukla fosforik asit 112.1

Arıların kışlamasında kullanılacak besinlerde hazmı mümkün olmayan maddeler kış süresince arı bağırsaklarına aşırı yüklenmenin önüne geçmek için 0.1% oranını geçmemelidir. Besindeki HMF ve mineral maddeler aynen polisakkaritlerin varlığı gibi kış esnasında diyare ye yol açabilir.

Deneyin amaçları:

- arıların kışlaması için hazırlanan farklı besinlerin niteliklerini ölçmek;

- arıları beslemeden önce şurubun ve halihazırda peteklerde mevcut olanın niteliğini tahmin etmek (arılar tarafından peteklere aktarımından sonra).

- Bal arısı kolonilerinin kışlatılmasında çeşitli besinlerin etkilerini karşılaştırmak.

MALZEME VE YÖNTEMLER

Kış beslemeleri laboratuar ve arazi/saha deneyleri Litvanya Tarım Enstitüsü, Arıcılık Departmanı tarafından, 2000-2004 sürecinde yapılmıştır.

Kuluçkalık ve kış arılarının beslenmesinde kullanılan şeker şuruplarının vasıflarına ilişkin ayrıntılar Tablo 1’ de gösterilmiştir.

BAL İLE İNVERT ŞEKER ŞURUBU ÜRETİMİ (HI)

2 litre kaynayan suya 3 kg şeker ilave edildi ve çözünene kadar karıştırıldı. Şurubun ısısı 35 santigrata düştüğünde şuruba 0.38 kg bal ilave edilerek nihai karışım iyice çırpıldı. Şurup 5 gün boyunca 38-40 santigratta muhafaza edildi ve her gün iki defa karıştırıldı. 5 günün sonunda 1.2 g cytric asit ilave edildi. Şurup asit ilavesinden sonra 5 gün daha 38-40 santigratta muhafaza edilerek her gün iki defa karıştırıldı.

MAYA İLE İNVERT ŞEKER ŞURUBU ÜRETİMİ (PCHELİT)

İnvert şeker şurubu, 6 g Pchelit mayası eklenmiş 15 litre suda 15 kg şeker çözerek üretildi. Çözelti iyice karıştırıldı ve 48 saat boyunca 25-30 santigratta muhafaza edildi, ardından bir hafta içerisinde arı kolonilerine beslendi.

KULUÇKALIK DENEYİ

Bioinvert, Apiinvert ve Litvanya Ziraat Enstitüsü tarafınca üretilen şeker şurupları, kuluçkalık arılarının beslenmesinde uygunluklarını ve niteliklerini incelemek için laboratuarlarda incelenmişlerdir. 1999 yılı Bioinvert şurubunda yüksek miktarlarda HMF bulduğumuz için, testleri dış mekanlardaki izolatörlerin altlarına yerleştirilmiş kuluçkalıktaki invert şuruplar ile beslenmiş arılar üzerinde uygulama kararı aldık. 2000-2001 yazında bu şuruplar ile beslenmiş arıların durumlarını izledik ve kuluçkalık peteklerindeki stokları kontrol ettik.

Yavru üretimi üzerinde invert şurubun etkilerini tanımlamak amacı ile, üzerinde döllenmiş bir Karniyol kraliçe kuluçkalık petekleri ile arı kolonisinin izolatör çerçevesine beş günlüğüne aktarıldı ve yumurtlaması sağlandı. Ardından dölsüz kraliçeler ile 200 g genç arısı bulunan kuluçkalıklara bu yumurtalı petekler aktarıldı. Arılar yavru gözlerini kapadıktan sonra, yavrular 35 santigratın muhafaza edildiği bir termostata aktarıldılar.

KOVAN DENEYi

Arı kolonileri dadant tipi kovanlarda ormanda kışladılar. İşlem başına 6 arı kolonisi kullanıldı. Deneyler Kedaniniai bölgesinde beş farklı arılıkta gerçekleşirildi.

Arıların kış için beslenmesi üzerine deneyler 2000-2003 sürecinde gerçekleştirildiler. Aynı kraliçeden yetişmiş aynı yaşta kraçileri olan, aynı kuvvetteki karniyol arı kolonileri kullanıldı. Sandık başına kışlayan arıların çerçeve sayısı 7-8 civarında idi. Arılar Eylül 9 – 16 arasında iki üç günlü k aralıklar ile şeker şurubu Pchelit ile üç defa ve GF56, GF85, GF85+GF56 şurupları ile beslendiler. Ağustusta kovandaki bal arıların kışlık beslenmelerinden önce tartıldı. Kışlayacak arıların besinlerinin bir kısmı kalan bal ve diğer kısmı invert şeker şurubudur, şurup tahmini şurup miktarı koloninin çerçevesi başına 2.7 kg dir. Koloninin gücü yavrulu petek gözleri ve arı miktarı ile belirlenmiştir. Baharda ortam ısısı 15 santigrata yükseldiğinde her koloninin kuvveti tekrar gözden geçirildi. Yavru ve arı miktarı ölçüldü. Kovanda kalan besin tartıldı. Kış için yapılan besin stokundan baharda geri kalanların ölçümü sonucunda ortaya çıkan değerler ışında yeni bir tüketim miktarı tahmini yapıldı. Petek başına tüketilen besin miktarı tekrar hesaplandı. Besin stoğu bulunan petekler KERN marka elektronik cep terazisi ile tartıldı. Petekelrde arıların beslenmesinden sonra oluşan stoklar ölçümlere/tahlillere katılmadı. Arı kolonileri aşağıdaki şurupla ile beslendiler:

- S;

- GF56;

- Gf85;

- GF56+GF85;

- Pchelit.

LABORATUVAR DENEYLERİ

Kuluçkalıktan alınan stoklanmış besinin ve şeker şuruplarının niteliğinin değerlendirilmesinde kullandığımız yöntemler:

- parçalanan şeker ve sakaroz miktarı (Lane-Eynon/CODEX STAN 12 – 1981)

- HMF miktarı (Winkler /mineral madde miktarı – küllü bal kalıntılarının tartımı- nem miktarı- Wedmore)

- Diastaz aktivitesi (Schade)

- Test edilen numunenin pH değeri pH metre ile ölçüldü

- İnvertaz aktivitesi ( glukopiranoid (pNPG) invertaz aktivitesini belirlemekte kullanıldı)

- Elektrik iletkenliği (Vorwohl 1964)

- Şeker kompozisyonu (HPLC)

Laboratuar analizleri beş kez, şeker kompozisyonu bir kez tekrarlandı.

İstatistiki veri işleme için çeşitlilik analizi kullanıldı.

SONUÇLAR VE DEĞERLENDİRME

KULUÇKALIK DENEYİNDE ŞEKER ŞURUBU KALİTESİ SONUÇLARI

Deneyler bir arı organizmasının biyolojik filtre işlevi üstlendiğini gösterdi. Besindeki HMF miktarı arılar tarafından peteklere sotklanan balda düşüş gösterdi (Tablo 2). 1999 yılı Bioinvert A ve Apiinvert A daki HMF miktarı 85.9mg/kg ve 32.7 mg/kg idi. Bioinvert B de 16.1 mg/kg ve Apiinvert B de 2.64 mg/kg ye ulaştı. 2000 yılı Bioinvert A daha iyiydi –HMF buluntusuna rastlanmadı. HI şurubunda HMF küçük miktarlarda oluştu -1.43mg/kg. peteklerde depolanmış bulunan besin ile beslenen besinin kıyaslanması sonucunda yaygın şekilde peteklerde depolanmış besinlerde yüksek miktarlarda bioaktif bileşenlere rastlandı –diastaz ve invertaz enzimleri. Diastaz aktivitesine 1999 ve 2000 yılları Bioinvert A ile 1999 yılı Apiinvert A da rastlanmamıştır. Bu bileşen Bioinvert B de 3.88 ve 6.07 Goethe birimi, Apiinvert B de 6.69 Goethe birimi bulunmaktadır.


Yukarıdaki makale Litvanya tarım enstitüsü arıcılık bölümü tarafından yapilan bir çalışmadır. İngilizce olarak yayınlanmıştır. Tarafımızdan bire bir olarak Türkçeye çevrilmiştir.

Değerli arı dostları yukarıdaki metinden de anlaşılacağı üzere arıcılıkta invert şeker veya şurup çok önemlidir. Kış arılarının yetiştirilmesinde kesinlikle invert şurp kullanılması gerekir. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki invert şurup ile beslenmeyen koloniler kışa yorgun girip bahara zayıf çıkmakta. Yada kovan içindeki kristalize olan balı kışın arı su bulamadığı için bu baldan faydalanamayıp sönmektedir. Yani arıcılık için invert şurup olmaz ise olmazlardandır.


Diğer çok önemli bir hususta invert şeker veya şurup ile beslenen kolonilerde yağmacılığın hemen hemen hiç görülmediğidir.

Arılar yoruluyor dedik arılar neden yoruluyor?

Arılar bizim verdiğimiz çay şekerini yani sakkaroz'u kendi enzimlerini kullanarak glikoz'a ve fruktoz'a çevirirler. Ama bu işlemi yaparken büyük ölçüde yıpranırlar ve sonuçta ömürleri kısalır. İnvert şeker dediğimiz sakkarozun parçalanmış halidir. Yani sakkarozun glikoz ve fruktoza ayrılmış halidir de diyebiliriz. Aşağıda verilen balsız kek ve şurp tarifleri invert kek ve şurup tarifleridir.




PEKİ İNVERT ŞURUBU NASIL YAPACAĞIZ?


ARI YEMİ HAZIRLAMA (BALSIZ KEK İNVERT)

50 kg şeker 11 lt su 2 yemek kaşığı sitrik asit (limon tuzu) 117 dereceye kadar karıştırarak kaynat sitrik asidi ekle biraz daha kaynat 120 dereceyi kesinlikle geçmesin elle dokunacak kadar soğuyunca beyazlayana kadar mikserle çırp. Ocağın üzerinden alıncaya kadar karıştırmaya ara vermeden devam edilecek. Şurubun yanmasına ve kararmasına izin vermeyin

3 kg şekere tepeleme 1 çay kaşığı sitrik asit 66cl su.

ARI YEMİ HAZIRLAMA (BALSIZ KEK İNVERT)

2 fincan beyaz şeker yarım fincan su 1/8 çay kaşığı krem tartar içerikleri birleştirin ve ısıtın şeker eriyene kadar karıştırın 114 dereceye kadar kaynatın dokunulacak sıcaklığa kadar soğuyunca parlaklık oluşuncaya kadar mikserle çırpın ve kalıplar içerisine yada sığ tabaklara boşaltın. Ocağın üzerinden alıncaya kadar karıştırmaya ara vermeden devam edilecek. Şurubun yanmasına ve kararmasına izin vermeyin



İNVERT ŞEKER ŞURUBU HAZIRLAMA

BAL İLE İNVERT ŞEKER ŞURUBU ÜRETİMİ (HI)

2 litre kaynayan suya 3 kg şeker ilave edildi ve çözünene kadar karıştırıldı. Şurubun ısısı 35 santigrata düştüğünde şuruba 0.38 kg bal ilave edilerek nihai karışım iyice çırpıldı. Şurup 5 gün boyunca 38-40 santigratta muhafaza edildi ve her gün iki defa karıştırıldı. 5 günün sonunda 1.2 g cytric asit ilave edildi. Şurup asit ilavesinden sonra 5 gün daha 38-40 santigratta muhafaza edilerek her gün iki defa karıştırıldı.

MAYA İLE İNVERT ŞEKER ŞURUBU ÜRETİMİ (PCHELİT)

İnvert şeker şurubu, 6 g Pchelit mayası eklenmiş 15 litre suda 15 kg şeker çözerek üretildi. Çözelti iyice karıştırıldı ve 48 saat boyunca 25-30 santigratta muhafaza edildi, ardından bir hafta içerisinde arı kolonilerine beslendi.

KREM TARTAR İLE İNVERT ŞURUP HAZIRLAMA

4,5 lt su kaynatılacak kaynayan suya 3,5 kg şeker ilave edilecek. Karışım kaynayıncaya kadar ısıtılacak. Solusyon kaynarken devamlı karıştırılacak karıştırmayı bir an bile bırakmayın.Şekerin yanmasına ve kararmasına kesinlikle izin vermeyin. Solusyon kaynamaya başladığında 1.5 çay kaşığı krem tartar ilave edilecek ve 20 dakika kadar yine kısık ateşte 117 dereceyi geçmeden karıştırarak şekerin yanmasına ve kararmasına izin verilmeden kaynatılacak.

Krem tartar ile yapılan şurubu devamlı kullanıyorum.

6 Nisan 2010 Salı

Göle maya çalmak...


Ticari kaygı bu olsa gerek!


Blog'unu severek ve beğenerek izlediğim Selahattin abi invert şurubunun bir tür enzim ile yapımını anlatmış,iyi de yapmış...

Enzimin markasını da büyük puntolar ile yazmış,yani "reklam" olduğu çok açık,tabiki reklam yapıp yapmaması aslında beni hiç ilgilendirmez kendi bileceği bir şey!

Beni ilgilendiren konu;bir ürünün reklamı yapılırken niye bir başkasının yapmış olduğu çalışmaya çamur atılıyor,şayet "çamur atılmazsa reklamın tutmayacağından mı endişe ediliyor"?

"Bailey gibi bir bilim adamının tarif etmiş olduğu asit ile invert yöntemini de küçümsemesinin nedenini anlamış değilim." ticari kaygı bu olsa gerek!...

Aslında abimizin yapmış olduğu, enzim ile invert yöntemi de yanlış,ama yanlış yaptığının farkında bile değil belli ki enzimi,yeni bir buluş olarak piyasaya sürenler onu da kandırmışlar...

Bu teklif aylar önce bana da geldi fakat ben kabul etmedim,teklifin başkalarına da gittiğine eminim.

Kabul etmememin sebebini şöyle açıklayabilirim; bahsi geçen enzimin etkili maddesi "Pchelit" tir, yani piyasada bulunan bir maddedir reklamı yapılan ürün pchelit tir. (adının değişik olması sizi yanıltmasın,ürünün adının değiştirilmesi tamamen ticaridir ve türkçede," arı enzimi"anlamına gelmektedir.)

Pchelit (Enzimatik maya ajanı Pchelit) bir tür mayadan elde edilmektedir ve invert şurup elde edilmesinde mükemmel sonuçlar vermektedir...

...Peki bu mükemmel sonucu nasıl verecek? tabiki işlemi doğru yaparsak verecek!!!

İşlem nasıl yapılacak dersek; pchelit ile invert üretimini 2 yıl önce yazmıştım,aşağıda tarifi verilen şekilde yapılmazsa işlem yanlış olur.

Bu tarif bir arıcılık enstitüsü tarafından verilmiştir.

MAYA İLE İNVERT ŞEKER ŞURUBU ÜRETİMİ (PCHELİT)

İnvert şeker şurubu, 6 g Pchelit mayası eklenmiş 15 litre suda 15 kg şeker çözerek üretildi. Çözelti iyice karıştırıldı ve "48 saat boyunca 25-30 santigratta muhafaza edildi, ardından bir hafta içerisinde arı kolonilerine beslendi".

Yani abimizin yapmış olduğu işlem tamamiyle yanlıştır,çünkü çözeltinin "48 saat boyunca 25-30 derecede tutulması gerekir" çözeltinin sıcaklığı 25-30 dereceden aşağı düştüğünde şeker parçalanmaz ve yapılan işlemin yararından çok zararı olur.

Ve en önemlisi yukarıda dediği gibi "1 hafta içinde kullanılması lazımdır".

Öyle aylarca stokta bulundurulacak bir ürün değildir, sonbaharda yapılıpta 6 ay bozulmadı demesini de kesinlikle samimi bulmuyorum...

Bu sistemde invert şurup yapmak için arıcının elinde çözeltiyi istenilen ısıda tutması için özel tanklar gereklidir,yani elektrikli ve termostatlı tanklar gereklidir ve bu tanklar belli bir maliyet gerektirmektedir.

Bu işlem öyle, "göle maya çalar" gibi olmaz!

Ticari kaygı var dedim ya bunları açıklasalar ürünü kime satacaklar,arıcı kazan yaptıracak,maya alacak invert yapacak...

Bu abimiz bir zamanlar Konya şekerin çıkarmış olduğu invert şurup taraftarı idi hatırlarsanız,invert evde olmaz çünkü hijyen çok önemli diyordu(!) hangi dağda kurt öldü de şimdi evde invert yapmaya çalışıyor acaba merak ettim!

Bir başka ağır abimizde buyurmuşlar, invert ekşimez aylarca bozulmaz diye bir bilgi internette yaygınlaşıyormuş,yani bozulurmuş.

Bozulmamasının sebebi şurubun kaynatılması imiş yani şurup kaynatılınca bozulmazmış(!)

Bu lafa kargalar bile güler...

Evde yapılan baklava veya tatlı şurupları kaynatılıyor,kaynatıldığı halde üzerinden 1 hafta geçince niye şekerlenip ekşiyor o zaman? ama şurubun içine bir kaç damla limon sıkarsan niye kristalleşme olmuyor da daha fazla dayanıyor hiç düşündün mü? demek ki kaynatma ile alakası yokmuş,balı kaynatıyormusunda ekşimiyor düşündün mü hiç?

İşte insan Bailey için,şöyle dedi böyle dedi diye tutarsızca bahsedip te doğruları işittiğinde aklı başına gelmez,her fırsatta çamur atmaya kalkar.

Bu abimiz Bailey'in bir kitabını sipariş vermişti "çoooook" önemli bilgiler aktaracaktı, herhalde üzerinden 1 yıl falan geçti, hala tık yok herhalde Bailey onun dediklerini dememiş olsa gerek "yalan söyleyeni radar çarpsın" diyerek noktayı koyuyorum.







28 Aralık 2008 Pazar

KRAL'DAN DAHA KRAL'CI OLMAK.......

SEVGİLİ DOSTLAR BİZ ARICILAR HEDEF KİTLEYİZ...

Sırtımızdan haksız kazanç sağlamak ve sömürmek isteyen çok kişi var.

Malzemecinin hedefiyiz,ilaççının hedefiyiz,kekçinin,şekercinin hedefiyiz,bal toptancısının hedefiyiz.

Yani herkes bizden birşeyler koparmak istiyor.

Yalnız şunu belirtmeden geçemiyeceğim doğru çalışan ve arıcılara yardımcı olmaya çalışan iş adamlarımıza ve esnafımıza kesinlikle bir sözümüz olamaz ve onların yardımı olmadan da arıcılığmızın gelişeceğini tahmin etmiyorum.

Yani sap ile samanı birbirinden ayırmalıyız.

Bazı arkadaşlarımız kimi ürünlerin belki ücret karşılığı belkide ücretsiz reklamını yapıyor.

Bundan daha doğal bir şey olamaz, bana göre olmasında da bir sakınca yok.

Ama.... ama...; bu ürünler tanıtılırken yanıltıcı bilgi veriliyorsa işte o zaman iş değişiyor.

Ürünü üreten firma ürünün içeriğini veriyor yani içinde ne olduğunu söylüyor.

Ama reklamını yapan şahıslar farklı şey söylüyor söyledikleri firma ile örtüşmüyor.

Mesela bir firma arı için ürettiği invert şurupta düşük oranda HMF olduğunu belirtmiş.

Ama sen şimdi kalkıpta işte şöyle şurup böyle şurup bunda HMF yok senin ürettiğinde HMF var dedin mi iş değişiyor.

Yapılan bir arştırma göstermiştir ki; 15mg/100gr HMF içeriği olan şurupla bir koloni beslendiğinde 20 gün içerisinde arıların %58 inin öldüğü gözlenmiştir.(bu bilgi aşağıda invert şurup nedir nasıl yapılır başlık altında mevcuttur.Bu bilginin bu blogtan alınıp başka yerden alınmış gibi gösterilmesini de bilgi paylaşılmalıdır diyerek olumlu karşıladık yedik zannedilmesin)

Eğer öyle birşey olmuş olsa bende ve bu işlemi yapıpta kullananlarda arı kalmazdı.

Yahu bu evde yapılan şurup ve keki bütün dünya kullanıyor.

Fazla uzağa gitmeye de gerek yok Yunan arıcıların hemen hepsi kullanıyor.

Fondan şekeri arı yemi diye satılan mamülü yabancı arıcılar yıllardır kullanıyormuş ta bizim haberimiz yokmuş.

Bizim tartarik asit ile yaptığımız kekin aynısı hiç bir farkı yok.

Yıllarca uyumuşuz ve uyutulmuşuz.

1 lira 66 kuruşa kendim imal edeceğim arı yemine niye 4-5 lira vereyim akıl karı mı yani.

Satılan invert şurubun lt sini 2 lira 70 kuruş veya 3 lira gibi telaffuz ediyor kullanan arkadaşlar.

1lt şurubun içindeki kuru madde oranı yani şeker 720 gr.

Yani 720gr şeker = 1 lt şurup = 3 ytl ye satın alıyoruz

Şayet kendimiz yaparsak şekerin kg 2 ytl olduğunu farz edersek 720 gr şeker = 1.44 krş

yani 1 lt şurup bize 1.44 krş a mal olur.

Balsız olarak yaptığımız arı yeminde de durum aynı 10 kg şekerden yapılan katı arı yemi 12 kg oluyor.

Yani 1kg katı arı yemi biz yaparsak = 1.66 krş.

Hesap meydanda isteyen hazır alır isteyen kendi yapar.

Yalnız burada dikkat edilecek bir husus ister invert olsun ister olmasın şurupta ve kekte kullanacağımız şekerin temiz olması pancar veya şeker kamışından üretilmiş olmasına dikkat etmeliyiz.

Çıkma şeker tabir edilen atık şekeri kesinlikle kullanmamalıyız.

Çünkü bu şekerlerin içinde makine yağı ve bir sürü artık madde olabilir bu da arı ölümlerine yol açabilir.

İnvert şurup veya kek yaparken verilen ölçülere, ısı sınırına ve zamana uyulduğunda kesinlikle bir problem olmaz.

Avrupada satılan kek ve şurup fiatları 1 euro veya biraz altında biz daha zengin değiliz onlardan.

Hazır yemlerin fiatları çok fazla kg ve lt fiatlarını 2 ytl nin altına çekmeleri lazım.

Evet sevgili arkadaşlar işte bu sebeblerden dolayı bunlar açıklandıkça işine gelmeyen çıkarcılarda tabii ki tuuu kaka diyeceklerdir.

Onun için bu tür ürün reklamlarını yapan arkadaşlar KRAL'DAN DAHA KRAL'CI OLMASIN....

15 Şubat 2009 Pazar

VAA MI BAŞKA

KONYA SELÇUK ÜNİVERSİTESİNİN YAPMIŞ OLDUĞU ARAŞTIRMANIN SONUCU.

BU ARAŞTIRMAYI YAPAN DEĞERLİ HOCALARIMIZA ÇOK TEŞEKKÜR EDERİZ.

KAYNAK: Food Chemistry


Bu çalışmada, üç grup bal [doğal bal; sakkaroz şurubu beslenmesi ile üretilmiş bal (SSH); ve sakkaroz şurubu balının ısı-asit faktörleri (88 C, 2 h; 0.1 % HCI) ile işlemden geçirilmiş sakkaroz şurup balı(ISSH)] üretilmiş ve bu balların fizyokimyasal, mikrobiyolojik, sensory(duyusal) özellikleri (su oranı, pH, serbest asidite, kül, HMF, diastaz akitivitsei, sükroz, protein ve viskozite) belirlenmiştir.

İlaveten, balların mineral içerikleri ölçülmüştür.

SSH’ nin diğer ballara kıyasla nem ve kül oranı yüksek, asidite seviyesi düşüktü.

Doğal balın mineral içeriği Pb ve Zn haricinde diğerlerine kıyasla yüksekti.

ISSH’ nin diastaz aktivitesi standart limitin altında, HMF içeriği yüksek olmakla birlikte limiti aşmamaktaydı.

İnvert edilmiş (ısı ve asit işlemi) sakkaroz ile beslenen arılar doğal veya SSH’ ye kıyasla daha yüksek HMF içeriği, daha düşük diastaz aktivitesi, nem oranı, ve serbes asidite içeren türde bal üretmişlerdir.


Değerli arıcı arkadaşlarım;

Bundan yaklaşık birbuçuk ay önce bildiğiniz gibi muhteşem hocam invert şurup hakkında bir makale yayınlamıştı.

Ben inverte inanmıyorum invert kullanmam ve kullanmayacağım diyene sonsuz saygımız ve hürmetimiz var.

Ama bu invertin açıklanmasından hoşnut olmayanlar da var bunları hepimiz biliyoruz.

Hatırlayacağınız gibi Muhteşem hoca bu makaleyi yayınladıktan sonra bir yorum gelmiş ve Muhteşem hoca da yorumu manşetten vermişti.

Yorumda Konya selçuk üniversitesinin invert şurup hakkında yapmış olduğu bir araştırmadan bahsediliyor ve o araştırmadan niye haberiniz yok diyordu.

Ve yorumu yapan kişi bildiğiniz gibi kendi sitesinde bu araştırmanın bir bölümünü tercüme ederek yayınladı.

İnvert şurup ile beslenen arıların balının yüksek hmf içerdiğini ve invert şurubun sakıncalı olduğunu söyledi.

Fakat araştırmanın sonucu öyle demiyor.

Şimdi dikkatinizi yukarıda çevirinin kırmızı ile yazılmış ilk cümlesine çekmek istiyorum.

Bu çalışmada, üç grup bal [doğal bal; sakkaroz şurubu beslenmesi ile üretilmiş bal

Şunu demek istiyor arılara şeker şurubu yedirilerek üretilmiş bal yani şeker şurubundan bal yaptırılmış.

Şimdi birde alttaki kırmızı ile yazılmış cümleye bakalım.


ISSH’ nin diastaz aktivitesi standart limitin altında, HMF içeriği yüksek olmakla birlikte limiti aşmamaktaydı.


ISSH dediği invert şeker şurubu) ne diyor hmf limiti aşmamaktaydı diyor yani insan sağlığına zararlı değil diyor.

Yani invert şekerden yaptırılan bal bile izin verilen hmf limitini aşmıyormuş.

Kaldıki biz şekerden zaten bal yaptırmıyoruz yaptırılsa bile araştırmanın sonucu limiti aşmadığını söylüyor.

Konu anlaşılmıştır herhalde.

Bu işi ben biliyorum diyenler işte böyle bizi aldatma yoluna gidiyorlar.

Yapılan bir araştırmanın içinden işine geleni alıp araştırmanın anlamını değiştiriyorlar.

Şimdi bizde çok değerli bir devlet büyüğümüzün şivesi ile soruyoruz;

- Elinizde başka bii araştııma vaamı, vaamı başka bi araştııma ona da bii bakıverelim.

Yarın yaşlı kurdun açıklamaları olacakmış.

Beni ceza yayı önünde düşürdüler frikik kullanacağım diyor.

Bakalım topa nasıl vuracak hep beraber göreceğiz....





6 Ağustos 2009 Perşembe

KIŞ ARILARININ ÖNEMİ VE YETİŞTİRİLMESİ

Selam; Konuyu tabiki biliyoruz fakat tekrarın bir zararı olmaz diyerek ve eksiklerimizi gidermek maksadı ile bir daha gözden geçirsek zannedersem zararı olmaz.

Maalum...

Bu yıl ile geçtiğimiz yılı kıyaslarsak, bu yıl geçtiğimiz yıla göre çok olmamakla beraber biraz daha verimsiz olduğunu söyleyebiliriz galiba.

Aslında bana göre 2008 ile 2009 arasında çok büyük bir fark olmadı.

Bunu şöyle açıklayabilirim; daha önceki yılllarda, büyük bal akışının sürdüğü dönemler, daha uzun süreli oldu.

Bu yıl bu süre büyük bal akışının sürdüğü dönemde yağışların fazla olması sebebi ile ayçiçeğindeki nektar yağmur nedeni ile yıkandı ve arı, nektarı uzun süreli olarak alamadı.

Benim bulunduğum yerde nektar akımı 1 hafta süre ile kesintisiz olarak geldi ve bitti.

Bu bir hafta süre içinde kuvvetli koloniler yapacağını yaptı, 1 ilaveyi 3-4 gün içinde doldurdu.

Kuvvetli kolonilere göre biraz daha zayıf olan koloniler, süre kısa olduğu için, hali ile daha az nektar topladı veya hiç toplayamadı.

Ama, nektar gelişi 20 gün sürse idi bu koloniler de bal yapacaktı.

Benim bu yıl ki bal ortalamam , koloni başına 1 teneke oldu.

Geçtiğimiz yıllar ile kıyasladığımda yarım teneke daha az.

Allah bin bereket versin kesinlikle şikayetim yok.

Bunlar niye yazdım?

Bunları yazma sebebim bir kıyaslama yapmak, hatalarımızı tespit etmek için.

Peki kıyaslamayı nasıl yapacağım?

Tabiki bana en yakın arılıktaki arıcı arkadaşlarım ile kıyaslama yapacağım.

Benim arılarım bu yıl yaklaşık olarak 2 km mesafeden nektar taşıdılar.

Yani mesafe bayağı uzak.

Bana en yakın arıcı da arılarını ayçiçek bölgesinin tam ortasına taşıdı.

Aramızdaki mesafe arılar taşındıktan sonra yaklaşık 3-4 km oldu.

Arkadaşın arıları 50 mt ye çalıştı benim arılarım da 2 km ye çalıştı.

O bu kadar avantajlı iken, hasatta her şey belli oldu.

O dört koloniden 1 teneke bal aldı, ben koloni başına 1 teneke bal aldım.

Arılarını taşımayıp nektar kaynağından uzak olan arkadaşların bir çoğu da sıfır çektiler.

Peki niçin böyle oldu?

Bence bu durum yalnış koloni yönetiminden ve en önemlisi kış arılarının yetiştirilmemesinden oluştu.

Kış arısı nedir?

Bu soruyu şöyle cevaplayabiliriz;

Kış arısı, kışın kolonin mevcudiyetini devam ettirip, bahara kadar koloniye hizmet eden arılardır.

Hasattan sonra, yani şu anda kolonideki gördüğümüz arıların tamamına yakını kısa zamanda öleceklerdir.

Şu anda kovana nektar gelmediği için anaarı yumurta yapmamaktadır

Durum böyle olunca da koloni hızla küçülme eğilimine girecektir.

Kışa, az mevcutla ve yaşlı arılar ile giren koloni, kış içinde yaşlı arılar da ölünce bahara çok az bir mevcut ile çıkacaktır.

Daha tam bahara çıkmadan arıcı, arıya bal ve pudra şekeri ile yapılan kek tabir ettiğimiz katı yemi vererek büyük bir hata daha işliyor ve koloniyi büyük bir çıkmaza sokuyor.

Bahara az bir mevcut ile çıkan arıyı kuvvetlendirmek için yapılan şuruplamalar da fazladan bir zaman kaybı ve ek bir maliyet oluyor.

Çoğu zaman yapılan bu işlemler de koloniyi bal toplayabilecek konuma getirmeye yetmiyor.

Zamanında çoğalamayan koloni, sonradan çoğalsada büyük bal akımında çalışacak tarlacılarını da yetiştiremiyor.

Arı kalabalık olsa da tarlacı arısı az olduğundan bal toplayamıyor.

Ve... sonuç hüsran oluyor.

İşte onun içindir ki bizim için 2010 sezonu şimdi başladı.

Yani hasattan hemen sonra başladı.

Peki ne yapacağız?

Bu ayda(ağustos) her taraf kurudu nektar gelmiyor denecek kadar az.

Nektar gelmediği için kolonide çoğalma arzusu da söndü ana arı yumurtlamıyor.

Koloni küçülme eğilimine girdi, eğer müdahale edilmezse her geçen gün küçülecek.

İşte tam şu anda koloniyi genç arılar yetiştirme hususunda teşvik etmemiz gerekiyor.

Teşvik etme işlemi arıyı yemlemek demektir.

Bu yemlemenin en zahmetsiz şekli de kek vermektir.

Yani kışın vereceğimiz keki şimdi vermeliyiz.

Koloni verilen keki hafif bir nektar akışı olarak algılayacak ve çoğalma arzusu duyarak genç arılar yetiştirmeye başlayacaktır.

İşte bu arılar kış arıları olacaktır.

Bu yemleme işini havaların soğumasına 1 ay kalana kadar devam ettirmek gerekiyor.

Yani son 1 ay kalana kadar arının üstünden yemi eksik etmeyeceğiz yiyebildiği kadar verceğiz.

Arı bu yemi biriktirmeyip sadece yavruya harcayacaktır.

Yemleme başladığı anda varroa mücadelesi de başlamalıdır ki çıkan arılar sağlıklı olsun.

Soğukların başlamasına 1 ay kala teşvik yemlemesi bitirilmelidir.

Yavru yetiştirmek için petekler boşaltılmış ve kolonin kışlık yiyeceği azalmıştır.

Koloniye kış stoğu yaptırılmalıdır.

İşte bu konu çok önemlidir.

Stoğu ne ile yaptıracağız?

Bu durumu şöyle açıklayabilirim;

Normalde arının ömrü yaklaşık 2 ay diyebiliriz.

Çünkü arı çalışıyor ve yıpranıyor.

Yani ''NEKTAR'' taşıyan arının ömrü kısalıyor.

Bitkiden aldığı nektarı invert edip bala çevirirken ömrünü bitiriyor.

Kolonide kışlayacak arılar yani kışı çıkacak koloninin idamesini sağlayacak olan arılar çalışmadığı için ömürleri 5-6 ay civarında olabiliyor.

O zaman stoğu öyle bir madde ile yaptıralım ki hem arı'' zarar görmesin'' hem de arıyı ''yormayıp ömrünü kısaltmayalım'' ve baharda olabildiğince bu arılardan yararlanabilelim.

Ve bu öyle bir şey olsun ki nektar kıtlığında bir koloniye verdiğimizde yanındaki kolonin dikkatini çekmesin'' yağmalama'' olmasın.

Bu yağma olayı hepimizin bildiği gibi çok önemlidir şayet bir başlarsa önüne geçmek imkansız gibi bir şeydir.

Her şeyin sonu olabilir.

İşte bu madde yani arılara kış stoğu olarak vereceğimiz madde;

''İNVERT ŞURUP''tur.

Bunun başka bir alternatifi yoktur.

Kovandaki arılı her çerçeve başına 1.5kg toz şeker hesap edilip, bu şeker invert şurup yapılarak koloniye 2 veya 3 defada verilerek işlem tamamlanmalıdır.

Zannedersem 1 yıldır üstüne basa, basa niye ''invert şurup'' dediğim anlaşılmıştır.

Elin gavuru bu olayı keşfetmiş yıllardır hem profesyonel arıcısı hem de amatör arıcısı kullanıyor.

İnvert şurubu kullanarak her daim arısını güçlü tutuyor ve yıllık bal ortalamasını bizden 3-4 kat fazla yapıyor.

Bildiğiniz gibi ben bunu açıkladığımda bir çok kişi üzerime çullandı.

Kekçisinin işine gelmedi ağzına geleni söyledi...

Prof.unun işine gelmedi bir sürü laf etti...

Fakat en gücüme giden olay şu sanal alemde arıcıların liderliğine soyunan, herşeyi biz biliriz edası ile onu, bunu azarlayan bazı kişilerin bana karşı takındığı tavır oldu.

Yahu..

Madem bu işi biliyorsunuz niye invertin zararlı olduğunu kanıtlayamıyorsunuz?

Niye araştırmıyorsunuz, bu meret zararlı ise hangi zararları vardır söylesenize?

Birisi; bana hakaret ettiler deyip demogoji yapıyor.

Aslında orada hakarete uğrayan benim,bana hakaret edildi siz de buna seyirci kaldınız...

Ben de ''taş yerinde ağırdır'' demiştim o gün.

Bu gün de aynı şeyi söylüyorum ''taş yerinde ağırdır''

Gerçekler canınızı acıtıyorsa siz bilirsiniz.

Tabii ki bu invert olayı yeni bi şey değil, ben öyle bi şey asla demedim sadece avrupalı arıcıların faydalandığı bir durumu açıklamaya çalıştım, bundan niye rahatsızlık duyuyorsunuz anlamış değilim.

İngiliz araştırmacı Bailey'in 1975 yılında yayınlanan ''honey bee pathology'' kitabında inverti olumsuz bulduğunu söylüyorsunuz.

''Honey bee pathology'' isimli kitap sadece İngilizce olarak yayınlanmıştır.

Bu kitabı okuduğunuzu zannetmiyorum, zannedersem sadece bir paragrafın tercümesini okudunuz.

Eğer orijinalini okudu iseniz lütfedip ilgili bölümün orijinal bir kopyasını bizede okutun.

Niye o öyle demiş bu böyle demiş diye afaki konuşuyorsunuz?

O tercümeyi de her kim yaptı ise yanlış yapmış.

Biraz beklerseniz ben size bu konu hakkında Bailey'in ne dediğini söylerim..

Arkadaşımızın biri de bir türkü tutturmuş hadi tartışalım, hadi tartışalım diyor, forum köşelerinde...

Neyi tartışacaksa..

Aslanlar gibi blogu var aslında...

Ama bu konu hakkında blogunda yazmıyor neden ise, acaba cesareti mi yok?konuya mı hakim değil?

Galiba konuyu foruma taşıyıp, hem forumu canlandırırım, hemde aradan sıyrılırım hesabı yapıyor.

Fakat arkasından kimse gitmiyor ne hikmet ise.

İnandırıcı olamıyormu acaba?

Bu gibi araştırmalar vakit ister, iyi derecede yabancı dil bilmek ister en önemlisi bu tür çevirileri yapmak için arıcılığı iyi bilmek gerekir.

Yabancı dilin iyi değilse, bir de araştırmayı üstün körü yaptı isen, ilk önce kendine sonrada çevrene zarar verirsin.

Tıpkı formik asitte olduğu gibi...

Kovanın iç hacmini hesaplamadan, bu hacimde günlük ne kadar asit buharlaştıracağını bilmezsen tabii ki sonuç hüsran olur.

Bir daha formik asidin adını bile anmazsın ...

Sonrada şaşırıp, ağustos ayında oksalik yapmaya kalkarsın...

İşin vehametini kavrayamayana'' ben yaptım oldu'' mantığı her zaman cazip gelmiştir.





26 Aralık 2008 Cuma

MAYMUN GÖZÜNÜ AÇTI

Beyefendi buyurmuşlar; O muteber şahsa iletmenizde fayda var......... diye başlamış ve altını da o çok değerli bilgileri ile donatmış.

Bir çok arkadaş şimdi bu da ne oluyor diyebilir. Konu invert şurup ve invert kek, yani invert şeker.
Beni ve bir arkadaşımızı da yarım doktor ilan etmiş. Buyurmuşlar; invert şeker evde imal edilemez ve arıları öldürür. Evet çok doğru bir söz aslında evde imal edilirse mutfağı kirletmek ve hanımdan laf işitmek var ucunda onun için en iyisi bu işi bir piknik tüp ile arılıkta yapmak.

Aslında bu işe karşı çıkmakla arıcılık adına bir çok meşakkate katlanıp bu işi araştıran ve biz arıcıların hizmetine sunan üniversitelerin çok değerli araştırma sonuçlarına karşı çıktığının bile farkında değil.

Kendilerine yorum yazdım eğer bu konuyu çok iyi biliyorsanız lütfen biz cahilleri aydınlatın HMF nedir yenilir mi içilir mi,arı denen bu mahlukata HMF nin ne kadarı zararlıdır,ne kadarı faydalıdır. Eğer yazarlarsa bilgileniriz.

Ve bizi bilgilendirirkende kendisinden bu konuda araştırma yapmış (avrupadaki üniversitelerin araştırmalarını kastediyorum bizim üniversiteler zaten onları kaynak gösteriyor) üniversitelerin çalışmalarını göstermesini rica ediyorum..... Böyle bir meziyetiniz varsa bu konuda lütfen bizi bilgilendirin. Bu doğrudur diyebilmeniz için kaynak göstermeniz gerekiyor.

Şimdi içime bir şüphe düştü işte acaba birinin tekerine çomak mı soktuk?

Maymun gözünü açtı artık bundan sonra kimse bizi yanlış yönlendiremeyecek!!!!!!!!



Bunlar da invert şurup ile beslenip petek ören arılar. Galiba bunlar ölmüş,belkide biz yanlış görüyoruz.....

27 Ocak 2009 Salı

KREM TARTAR VE LİMON SUYU

İnvert şurup ve arı yeminde kullandığımız asit KREM TARTARTAR olması gerekiyor.
Tartarik asit şarapçılıkta kullanılıyormuş bir adı da şarap taşı imiş.
Bizim kullanacağımız asit KREM TARTAR olmalı.
Yani tartarik asidi kullanmamalıyız.

KREM TARTAR ın kg fiatı 10 lira civarında veya biraz üstünde olabilir.
KREM TARTAR ı genelde şeker imalatçıları kullanıyor akide şekerinin de imalatında kullanılıyor.

Bu invert şurup yapımını blogunda yayınlayayan Amerikalı bir arıcıdır.
İnvert şurubun KREM TARTAR ile yapılabildiği gibi LİMON SUYU ile de yapıldığını söylemektedir.
LİMON SUYU nun nasıl kullanılacağını kendisine mail atarak sordum.
Verdiği cevapta 1 galon şuruba 1 LİMON SUYU sıkılacağını söyledi.
1 Galon bizim ölçümüz ile 3.78 lt dir.

Yanlış anlaşılmaya mahal vermemek için bir daha tekrar edelim ; 3.78 lt şuruba 1 adet LİMON SUYU sıkılması gerekiyor.

19 Haziran 2011 Pazar

Dostlukların Perçinlendiği Gün.



Benim için çok güzel bir gün oldu. Yıllardır sanal alemde msn. de konuşupta yüz yüze görüşemediğimiz bazı arkadaşlarımızla görüşme fırsatımız oldu.

Perşembe sabahı sevgili abim Muhteşem bey beni Esenler otogarından aldı. Otobüsten inmeme daha 45 dk. varken beni karşılamaya gelmiş, hakkını nasıl öderim bilmiyorum.

Otogardan çıktıktan sonrada Muhteşem abinin iş yerine gitmek için, trafik çok yoğun olduğundan dolayı bayağı bir dolandık. Muhteşem abiye sabah sabah bayağı bir yük oldum.

Muhteşem abinin Muayenehanesinde kahvaltı ettikten sonra Şenol arkadaşımızı yoldan alıp, Ümraniye'ye Yusuf Şimşak kardeşimizin Ofisine, diğer arkadaşlarla buluşmaya gittik.

Ve mutlu son, daha önce yüz yüze görüşme fırsatını buladığımız arkadaşlarımızla görüşmek nasip oldu.

Yusuf Şimşak, Mehmet Yüksel ve Vecdi abiyle Burada karşılaştık ve güzel bir sohbetimiz oldu bu karede Saim Gürel yok onunla daha sonra buluştuk.

Yusuf Şimşak'ın ofisi

Daha sonra Yusuf Şimşak yemek ikram etti.

Bazı arkadaşlarımızın kötü huylu kollesterolu varmış, otlarla idare etti (!)

Ehhh nasip kısmet, hadi bakalım buyurun...

Hadi be kardeşim bırak şimdi fotoğraf çekmeyi :=)

Polenez köyü geçerek İshaklı köyüne, Yusufun arılığına geldik. Köy, bir doğa harikası anlatılmaz görmek lazım. Yusuf Şimşak'ın arılığı, körüğün dumanında sohbet başladı... Nasılda gülerek anlatıyor, inşallah hep gülersin.

Yusuf Şimşak'ın arılığı çok düzenli idi.

Beşli ruşetler, anaarı yetiştirmek için kullanıyor.

Ali Türk kardeşimiz Vecdi abinin oğluna larva transferini gösteriyor, çok hevesli bir oğlan, geleceğin arcısı.
Vecdi abi arıların uysallığını test ediyor.

Herkes mutlu.

Mehmet de bayağı yorgun idi, İstanbulun trafiğine hayran kaldı:=)



Yusuf Şimşak'ın arıcılık malzemelerini koyduğu depo dahi denetlendi:=) ve geçer not aldı.

Yusufun invert şurup yaptığı kazan, iki çuval şekerden şurup yapıp anaarı ruşetlerine besliyormuş. Ali de ot ile beslendi ya, illaki inverten içecekmiş Yusuf olmaz diyor ama gelde anlat. Yav sayın bakanım "otalanırsın" felan yapma, etme dedik de önünü aldık.
Ne işine gelir bak invert yiyen arılar bile iflah olmuyor, adamlar bas, bas bağırıyor, bir tarafları yırtılacak mazallah invert vermeyin diye haykırırken duymuyormusun, okumuyormusun?

Biz Yusufun bal sağım odasını gezerken " seninki yine sotaya yattı" Tavuklarla hindileri kesiyor da... cesaret edemiyor çünkü bu karede olmayan Çok sevimli bir hayvan daha var. Sen uyanıksan ev sahibi daha uyanık çıktı... Köpeği bağlamadı, hadi insene aşağıya...

İyi ki yanımızda olta yoktu:=)

Diğer arkadaşların kurs saati yaklaştığı için vedalaştık ve ayrıldılar. Yusuf bizi bırakmadı çay falan içtik, çok güzel bir verandası var adeta kartal yuvası insan seyrederken başka alemlere dalıyor. Çaydan sonra bizi yaklaşık 40 km getirerek yolcu etti onada çok zahmet verdik, hakkını helal etsin, Allah razı olsun ondan. Benim için yorucu bir gün oldu ama rüya gibi idi. Şu sanal alemde çok güzel dostlar edindim, arkadaş demiyorum, dost diyorum çünkü arada çok fark var.

Ortamımızda; her ne kadar birbirimize takılsak da öyle bir samimiyet varki anlatamam. Hele Yusuf kardeşim beni öyle bir etkilediki... Şahısları çok güzel analiz etme kabileyeti var, bir kaç kelime konuştuğu biri ile niyetini, ne demek istediğini, karakterini çok rahat ve doğru şekilde analiz etme yeteneği var, doğrusu Yusufun bu yönü beni çok etkiledi.

Mehmet Yüksel kardeşim çok beyefendi ve bir o kadar da cana yakın biri bildiğini kesinlikle saklamıyor, anlatırkende karşısındakini ezmiyor.

Vecdi abi... msn de yazışırken biraz zorlanıyor galiba kendini ifade edemediğini zannediyorum, kendisi ile tanıştıktan sonra çok sevecen ve esprili biri olduğunu gördüm çok güzel muhabbeti var.

Bu ekibin, dostluğun bir parçası olduğum için, içim, içime sığmıyor...

Yine duygusallaştım, ağlamadan son noktayı koyayım...


25 Ekim 2009 Pazar

YENİLEN PEHLİVAN GÜREŞE DOYMAZMIŞ!

''Yenilen pehlivan güreşe doymazmış'' bu deyim bizim buralarda sıkça kullanılır,belkide Kırkpınar güreşlerinin etkisi vardır övünmek gibi olmasın ama Edirne'liyiz ya!

Konumuz tabiki zorunlu olarak ''İNVERT ŞURUP''

Bazı arkadaşlarda gerekli cevabı aldıkça, konu hakkında birşeyler bulamayınca tercüme ısmarlıyorlar.

Takip edenler bilirler bu konu hakkında en son ''BAİLEY'' bir şeyler söylemişti belli ki daha sindirememişler.

Ve konu hakkında bir tercüme ısmarlamışlar, ama ne yazık ki o tercümede de bizim söylediklerimizden farklı bir şey yok.

Aynı şeyi söylüyor, fakat okuduğunu anlayamayanlar ve'' karşıyız karşı her şeye karşı'' formatında olanlar tabiki farklı yorumlayacaklar ve işlerine geldiği gibi konuşacaklardır.

Tarif ettiğimiz bu şurubu kaç kişinin kullandığını bilmek olanaksız.

Gelen maillerden ve yapılan yorumlardan kullananların oldukça çok olduğunu anlıyorum.

Ve çok ilginçtir ki hiç bir arıcı arkadaşım da benim arım zarar gördü demedi.

Demek ki usulüne uygun yapılınca bir problem olmuyor.

Kaldı ki burada yayınlamış olduğum her şeyi önce kendim denemişimdir zararı olmadığını gördükten sonra yayınlamışımdır.

Ve hiç bir arkadaşımı da yanılttığımı zannetmiyorum!!

Yanıltmak dedimde izniniz ile bu konuda yalan yalnış yazan ısmarlama tercümecilerin gözlerinden kaçırdığı bir kaç hususu ayan beyan gözlerinizin önüne sereyim.

Bakın milleti kim yanıltıyor ben mi onlar mı?

Arkadaşımız demiş ki şahsıma ve kanıt olarak fikirlerini gösterdiğimiz hocalarımıza karşı bir takım ithamlar oldu diyor.

Hangi hocaları kastettiğini bilmiyorum ayrıca şunu özellikle bildireyim ben hiç bir hocayı itham falan etmedim sizi ispata davet ediyorum!

Aslında hocalara saygısızlık sizin forumunuzda işleniyor..

Sayın Nizamettin Kayral beyin bundan yaklaşık 50 yıl önce yazdığı 600 küsür sayfalık kitabına o zamanın kısıtlı bilgileri ile kaleme aldığı kitaba şerbete tuz koyun dediği için bir üyeniz fütursuzca ''KERPİÇ'' diyor.

Ve siz de onu himaye ediyorsunuz..

Saygısızlığı kimin yaptığı belli.

Şayet sayın Muhsin hoca bu işe karşı diyorsanız ki ;

Muhsin hocanın kitabını okuduğunuzu biliyorum çünkü o kitaptan alıntılar yapıp yayınlıyorsunuz.

O zaman konu ile alakalı bölümü okumadınız mı?

Yada okudunuz da işinize mi gelmedi?

Akla gelen bir şey daha var kitabı okumadınız ama aklınıza geleni söylüyorsunuz.

Yeni baskı kitabın 140. sayfasında Hoca ''KATI ŞEKERLEME'' tarifi veriyor.

Bu tarifte şekeri ve balı 110-120 dereceye kadar ısıtın diyor.

Ve ekliyor bu şekerlemeyi bir seferde 3kg verebilirsiniz diyor.

Bizim yaptığımız şurupta sıcaklık ortalama 105 derece oluyor.

Demek ki 120 derece ısıtılan bal ve şeker de hmf oluşmuyor ama sizin dediğinize göre 105 derecede hmf oluşup arılar ölüyor.

Bu yoruma kargalar bile güler.

Geçenlerde aynı forumda kış beslemesinden bahsediyorlar.

Bu konuyu çok bilenlerden birisi diyor ki; arkadaşlar beslemeyi 2 ölçü şeker 1 ölçü su ile yapacağımız şurup ile yapacağız.

-Ama bir problem var 2 ölçü şeker 1 ölçü suda erimiyor!

-Eeee ne yapacağız o zaman..

-Şekerin erimesi için şeker ile suyu bir taşım kaynatacağız.

Yahu bunlar ne dediğini bilmiyor, kendi kendini yalanlıyorlar.

Hani bir laf vardır ''aleme verir talkımı kendi yutar salkımı''

Hadi buyurun bakalım HMF yi ilk kim kaşıkladı.

Bu kadar tutarsızlık olmaz!

İlk önce kendi gözünüzdeki çöpü çıkarın..

Yine aynı forumda üyenin biri soruyor;

Kovanı önce bezir yağı ile boyayıp sonrada silikonlu dış cephe boyası ile boyasam olur mu diyor.

Ve biri de atlamış hemen olur, olur diyor..

Milleti yanıltmak ancak bu kadar olur!

Tam bir curcuna!

Olmaz kardeşim olmaz..

Bezir yağı sentetiktir yani yağlı boya ile aynı özelliği taşır.

Sentetik malzemenin üzerine doğrudan su bazlı boya uygulanmaz bu iş bu kadar basit.

Yaşı kırkın üzerinde olanlar çok iyi hatırlayacaklar..

Galiba Günaydın gazetesi idi bu gazetede bir akıl hocası vardı ''Güzin abla'' herkese akıl verirdi.

Herkese akıl verirdi; sevgilisinden ayrılana, kocası ile kavga edene, komşusu ile çekişene damdan düşene yani herkese ve bayağı da popülerdi.

Allah gani gani rahmet eylesin eksikliğini hep hissetmişizdir.

Ama galiba yerini dolduracak birileri çıktı..


3 Eylül 2008 Çarşamba

ARI BESLENMESİNDE BAZI UYGULAMALARI YANLIŞ MI YAPIYORUZ?

Başka ülkelerdeki arıcılar arıların beslenmesinde uygulanan katı beslemeyi bizim yaptığımız ballı kek ile yapmıyorlar. Baldan tasarruf için ve en önemlisi arıyı yormamak için bildiğimiz çay şekerini yani sakarozu invert hale getirip arıya öyle veriyorlar. Yapılan araştırmalar gösteriyor bal hasatından sonra invert edilmeden verilen şekeri alan arılar kışa çok yorgun giriyor ve kış kayıpları fazla oluyor.

Okuduğumuz kitapların tümünde arılara şurup hazırlamada şurubun kaynatılmaması yönünde uyarılar var. Arılara zararlı olduğunu söylüyor. Fakat genelde hangi maddenin zararlı olduğu ve sınırın ne olduğundan bahsetmiyor. Eğer öyle birşey varsa arı yemi diye satılan fondon şekerinin yasal olarak satılmaması gerekir. Çünkü o da şeker şurubu kaynatılarak yapılıyor. Akide şekerleri ve hemen hemen tüm katı şekerler, şeker şurubu kaynatılarak yapılıyor. HMF sadece arılar için değil insanlar için de zararlıdır.

Yapılan araştırmalar göstermiştirki bir önceki yıldan kalan baldaki HMF oranı bile arılar için öldürücüdür. Fakat ne üzücüdür ki bu verilere hiç bir Türkçe kaynakta ulaşamıyoruz. Ben bu verilere ulaştıktan sonra ballı kek yapmayı bıraktım. Baldan tasarruf ediyorum arıları yormamış oluyorum ve en önemlisi yağma riski çok düşüyor. Bu tür arı yemlerini arılar daha rahat alıyor koku olmadığı içinde yağmacılık hemen hemen sıfıra düşüyor.


ARI YEMİ HAZIRLAMA (BALSIZ KEK)

50 kg şeker 11 lt su 2 yemek kaşığı sitrik asit (limon tuzu) 117 dereceye kadar karıştırarak kaynat sitrik asidi ekle biraz daha kaynat 120 dereceyi kesinlikle geçmesin elle dokunacak kadar soğuyunca beyazlayana kadar mikserle çırp. Ocağın üzerinden alıncaya kadar karıştırmaya ara vermeden devam edilecek. Şurubun yanmasına ve kararmasına izin vermeyin

3 kg şekere tepeleme 1 çay kaşığı sitrik asit 66cl su.

ARI YEMİ HAZIRLAMA (BALSIZ KEK)

2 fincan beyaz şeker yarım fincan su 1/8 çay kaşığı krem tartar içerikleri birleştirin ve ısıtın şeker eriyene kadar karıştırın 114 dereceye kadar kaynatın dokunulacak sıcaklığa kadar soğuyunca parlaklık oluşuncaya kadar mikserle çırpın ve kalıplar içerisine yada sığ tabaklara boşaltın. Ocağın üzerinden alıncaya kadar karıştırmaya ara vermeden devam edilecek. Şurubun yanmasına ve kararmasına izin vermeyin